MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 01/01/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 120 m2 lik alanın davalı tarafından kiralandığını, ancak davalının kiralanan alandan daha fazla bir alanı işgal ederek sözleşmeye aykırı davrandığını belirterek davalının dava konusu mecurdan temerrüt nedeniyle tahliyesine ve haksız işgal edilen yerler nedeniyle 59.071,26 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, sözleşmenin 19.maddesine göre taraflar arasında yetki sözleşmesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık; mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı verip veremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK.nun 17.maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. " hükmü getirilmiştir.
Ancak, yetki itirazında bulunmak için HMK'nun 19/2.maddesi gereğince " Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz."
HMK.nun 19/4.maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir" hükmü getirilmiştir.
O halde, somut olayda, kamu düzenine ilişkin bir yetki kuralı olmadığına ve yetki itirazı da bulunmadığına göre, mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemeyeceği ortadadır. Mahkemece; bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın ve davalının yetki itirazı da olmadığı halde doğrudan yetkisizlik kararı verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy