MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira sözleşmesi gereğince ödenmeyen ortak kullanım bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davanın konusunun kira sözleşmesine dayalı cezai şart ve ortak kullanım bedeli olduğunu, aile sağlığı merkezi olarak kullanılan taşınmazın 07.06.2011 tarihinde 2 yıl süre ile davalıya kiralandığını, kira süresinin bitiminde yeni dönem kira bedelinin tespit edildiğini, ancak davalının yeni kira bedelini yüksek bularak yeni kira sözleşmesi imzalamadığını, öte yandan taşınmazı tahliye etmeyerek kullanmaya devam ettiğini, kira süresinin bitiminden itibaren ortak kullanım (elektrik, su, yakıt) bedellerini ödemediğini, ayrıca sözleşmenin 17. Maddesinde sözleşmenin kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmaz idareye teslim edilmezse geçen her gün cari yıl kira bedelinin %1 i oranında ceza itirazsız ödenir” hükmü bulunduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000 TL cezai şartın hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve 2.046,99 TL ortak kullanım bedeli alacağının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar dosya arasında bir belge bulunmasa da mahkemenin gerekçeli karar içeriğinden davacının ortak kullanım bedeline ilişkin talebinin tefrik edilerek 2015/521 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının cezai şart alacağının sulh hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı, ecrimisil (ortak kullanım bedeli) talebinin ise asliye hukuk mahkemesinin görev ve yetkisinde olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
./..
Somut olayda; Davacı vekili dava dilekçesinde kira sözleşmesine istinaden cezai şart ve ortak kullanım bedelinin tahsili olarak davasını açıklamış olup istenen alacak kiracılık sıfatına dayanılarak istenmiştir. Davacı iddiasının ve sözleşmenin sona erip ermediği hususunun Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy