MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kira bedelinin tesbiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, davanın niteliği ve mahiyetine göre duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı veki ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 01/11/2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalının son ödediği 17.080 TL kira bedelinin emsal taşınmazlara göre düşük kaldığını belirterek 31/12/2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık kira bedelinin net 30.000 TL olarak tespitine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 31/12/2011 tarihinde başlayan kira döneminden itibaren kira bedelinin net 30.000 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının hak ve nesafet indirimine ve kira bedelini nnet olarak belirlenmesine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hükme asas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın 31/12/2011 tarihinde başlayan kira döneminde yeniden kiraya verilmesi halinde getirebiliceği kira bedelinin aylık net 31.500 TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, davacının talep miktarının raporda belirlenen miktardan düşük olması nedeniyle hak ve nesafet indirimi yapılmamış ise de davalının eski kiracı olduğu gözetilerek uygun oranda hak ve nesafet indirimi yapılmak suretiyle kira parasının belirlenmesi gerekir. Öte yandan, kira parasının bir bölümünün stopaj ve fon kesintileri adı altında, vergi dairelerine kiracı tarafından ödenmesi, kiraya verenin gelir vergisi yükümlülüğüne ait ve vergi yasalarınca düzenlenen bir konudur. Doğrudan doğruya mecurun kullanımından doğan masraf kalemlerinden olmayan vergi, kira parasının tespitinde bir unsur olarak dikkate alınamayacağından fon ve vergi stopajı, KDV düşülerek “net” kira parası tespit edilemez. Bu nedenle, davalının eski kiracı olduğu da gözetilerek belirlenen kiranın brütü üzerinden hak ve nesafet indirimi yapılması gerekirken net kira parasının brütü belirlenmeden ve hak ve nesafet indirimi yapılmadan hüküm kurulması doğru değildir.
3-Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesine göre kira tespiti davalarında mahkemece tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilir. Davaya konu taşınmazın tespit edilen brüt kira bedelinden, davalı tarafından ödenen yıllık brüt kira bedelinin çıkartılarak, aradaki yıllık fark üzerinden davacı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.