MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ:İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliye davasında tahliye gerçekleşmiş olduğundan konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 03.10.2013 günlü bozma ilamı içeriğine göre; davalı kiracının alacağa yönelik temyiz itirazları reddedilmiş, tahliyeye yönelik temyiz itirazı kabul edilerek alacaklı vekili tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan 08.06.2012 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulduğu, bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili; borçlunun 27.05.2013 tarihinde taşınmazdan fiilen tahliye edildiğini, iş bu davanın konusuz kalması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı borçlu vekili mahkemece verilen ilk karara binaen tahliyenin gerçekleştiğini, fakat icranın iadesi diye bir müessesenin söz konusu olduğunu,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tahliye gerçekleştiğinden konusuz kalan tahliye hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İcranın iadesini düzenleyen İ.İ.K'nın 40/1 maddesi hükmüne göre bir ilamın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması İcra muamelelerini olduğu yerde durdurur. İ.İ.K'nın 40/2 maddesindeki düzenleme uyarınca bir ilam hükmü icra edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir yada Yargıtay'ca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya gelince; itirazın kaldırılması ve tahliye istemli uyuşmazlıkta mahkemenin, dairemizin kararın tahliyeye ilişkin kısmının bozulmasından önce mahkemece 17.04.2013 tarihli karar ile kiralananın tahliyesine karar verildiği söz konusu kararın icraya konularak 27.05.2013 tarihinde tahliyenin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Ancak tahliye kararının bozulmasıyla İ.İ.K'nın 40. Maddesi uyarınca icranın iade edilerek kiralanan kiracı davalıya iade edilebileceğinden sonradan bozularak ortadan kalkan tahliye kararının infazı ile gerçekleşen tahliyenin, rızaen gerçekleşen tahliye gibi sonuç doğurmayacağı gözetilerek bozma kararına uyulduğuna göre tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul veya yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.