MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesi gereğince ödenmeyen kira ve ortak gider alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; alışveriş merkezindeki 113 nolu bağımsız bölümün 15.10.2012 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiraya verildiğini, davalı şirket hakkında 19.12.2013 tarihinde iflas kararı verildiğini ve taşınmazın iflas idaresi tarafından 30.04.2014 tarihinde tahliye edildiğinden, iflasın açılma tarihi 19.12.2013 ile tahliye tarihi 30.04.2014 tarihinde kadar olan kira bedelleri toplamı 36.521 Euro ve bu döneme ilişkin ortak gider alacağı 35.536 TL’nin davalıdan tahsilin istemiştir. Davalı iflas idaresi vekili ise; iflas tarihi itibariyle kira sözleşmesinin kendiliğinden son bulduğunu, davacının 01.04.2014 tarihinde 142.001,10 TL masa alacağı olduğundan bahisle kayıt kabul için yaptığı başvuru üzerine, iflas idaresince; davacının uhdesinde bulunan teminat mektuplarının paraya çevrilerek davacı tarafından tahsil edildiğinden alacak kaydının reddine karar verildiğini belirterek açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iflas kararı sonrası kira ve ortak gider borçlarının masa borcu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 35.536,06 TL ortak gider alacağı ve 104.033,72 TL kira alacağının sözleşmede öngörülen faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin teminat mektuplarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.10.2012 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede 2. yıl kira bedeli aylık 7.700 Euro+ KDV olarak belirlenmiş ve kira bedellerinin aylık olarak
ödeneceği, sözleşmenin 9.1 maddesinde 6 aylık kira ve ortak gider bedeli kadar 50.466 Euro ve 26.550 TL teminat mektubu verileceği kararlaştırılmıştır. Davalı iflas idaresi vekili tarafından, talep edilen kira ve ortak gider bedellerinin davacıdaki teminat mektuplarının paraya çevrilmesi suretiyle ödendiği savunulmuştur. Davacı ise teminat mektuplarının iflas tarihinden önceki ödenmeyen kira ve ortak gider alacaklarının ödenmesinde kullanıldığı iddia edilmiş ise de, bu hususta herhangi bir delil sunmadığı görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan 18.05.2015 ve 15.09.2015 tarihli bilirkişi raporlarında da, davacının savunması üzerinde hiç durulmadığı ve davacı şirket ticari defterlerinin incelenmeden rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı tarafa, teminat mektuplarının hangi aylar kira bedelleri ve ortak giderlere ilişkin olarak paraya çevrildiğine ilişkin açıklama yapması için süre verilmeli ve banka kayıtları ile davacı şirket defterlerinin incelenerek, teminat mektuplarından, dava konusu aylar yönünden mahsubu gereken kalan para olup olmadığı üzerinde durularak bu konuda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması ve yapılan incelemeye göre kira alacağının olup olmadığının belirlenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3-Davacı vekilinin kira bedelinin Euro olarak belirlenmesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 99 hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir.
Yabancı para cinsinden yapılan kira sözleşmesindeki kira alacağı, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı kira alacağını Euro cinsinden talep etmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. Bu durumda Euro üzerinden hesaplanan kira bedelinin fiili ödeme tarihinde ...’nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde TL'ye çevrilerek hüküm kurulmuş olması isabetli değildir.
4- Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davalı vekili, kira bedellerinin aylık olarak ödendiğine itiraz etmemiştir. BK. 101/2 (TBK 117) maddesi uyarınca kesin vadeye bağlanmış olan bu edimin ifası yönünden borçlunun ayrıca ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek bulunmadığından ve kira parasının aylık ödendiğine davalıların da bir itirazı olmadığından, faiz başlangıç tarihinin kira ve ortak gider bedellerinin ödeme günlerinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak biçimde, faiz başlangıç tarihi belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 Sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.350.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy