MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi(icra)
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 18/12/2013 tarihinde başlatmış olduğu haciz ve tahliye istemli icra takibi ile davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiği kira bedellerinin tahsilini talep ettiği icra müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinin, davalıya 24/12/2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davalı yasal sürede borca itiraz etmemiş ve borcunu ödememiştir. Davacı İİK.nun 269/a maddesi gereğince, tahliye talebini, ödeme süresi geçtikten sonra, ödeme süresinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde, icra mahkemesinden isteyebilir. Olayımızda; davacı davasını, ödeme emrinin 24/12/2013 tarihinde tebliğ edilmesine göre otuz günlük ödeme süresi geçtikten sonra dava açma süresi olan altı aylık süre geçirilmesinden sonra 11/11/2014 tarihinde açmıştır. Bu durumda icra mahkemesine açılan dava ile tahliye istenmesine yasal olanak bulunmadığından, mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.