MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ... davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesi nedeniyle kar kaybı zararı ile izin ve proje kapsamında yapılan tesislere verilen zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ...’na yönelik davanın kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; Kira sözleşmesine konu olan yerin 1. derece SİT alanı iken 25.06.2002 tarihli ...’nın Varlıkları Koruma Kurulu kararı ile 3. derece SİT alanı yapılması üzerine Alabalık Üretim Tesisi amacıyla kullanmak üzere Maliye Hazinesi ile 08.11.2002 tarihli 10 yıl süreli, sn/40 litre dere suyu kullanımına dair kira sözleşmesi yapıldığını, aynı kurul tarafından 27.12.2012 tarihinde Su Ürünleri Üretim ve Yetiştirme Tesisine ilişkin proje ve şartlar uyarınca yapılaşma izni verildiğini, 14.03.2013 tarihinde Orman Bakanlığı tarafından Üretim Tesisi için kesin izin verildiğini, 25.03.2013 tarihinde Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü’nün “balıkçı evi” için ruhsat verdiğini, 31.03.2013 tarihinde Orman Bakanlığı’nca 15.04.2003 tarihinde Orman İşletme Şefliği tarafından yer teslimi yapıldığını, ancak ilgili köy tüzel kişiliği tarafından idari yargı yerinde dava açılarak “SİT alanına çevirme işlemi ile yapılaşma iznine dair işlemin iptal ettirildiğini ve bu kararın uygulanması kapsamında tesislerin boşaltılarak yıkımının yapıldığını belirterek izin ve proje kapsamında yapılan imalatlar ile kar kaybı zararının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı İl Özel İdaresi cevap dilekçesinde, mahkeme kararının uygulandığını, idari yargı yerinin görevli olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuş, diğer davalılar verdikleri cevap dilekçesinde; Davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı ...’na yönelik davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden husumet düşmediğinden reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece taktir edilerek karar verilmiş olmasına ve taktirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının davalı ..... ... hakkındaki hükme (İl Özel İdaresi) yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
.......Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/212 Esas ve 2012/424 Karar sayılı itirazın iptali dava dosyası içeriğinden, davacının .... İl Özel İdaresi, davalının dosyamız davacısı ..., dava konusunun ise taraflar arasındaki 08.11.2002 tarihli 10 yıl süreli, Kalımbayı deresinden balıkçılık yapmak üzere sn/40lt su temin amacıyla yapılan kira sözleşmesinin feshi nedeniyle alacak istemine ilişkin olduğu, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu kira sözleşmesinde kiraya verenin .... İl Özel İdaresi olduğu belirlenmiştir. Kabul tarihi 12.11.2012 olan 6360 Sayılı “On üç ilde Büyükşehir Belediyesi ve yirmi altı ilçe kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair” Yasa uyarınca .... İl Özel idaresi .... Büyükşehir Belediyesi bünyesine dahil edilmiş olmakla davacı ile davalı .... Büyükşehir Belediyesi (İl Özel İdaresi) arasında kira sözleşmesi ilişkisi açıklanan mahkeme kararı ve yasa uyarınca sabit olup bu hususta uyuşmazlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı .... Büyükşehir Belediyesi (İl Özel İdaresi) ‘ne yönelik davanın taraflar arasındaki kira sözleşmesine göre incelenip işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden yazılı şekilde husumet düşmediğinden davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
3-Davacının davalılar ..., ... ile ... hakkındaki hükme ve davalı ... Bakanlığının hakkındaki davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı, davaya konu olan ve kira sözleşmesinin konusu haline gelen yerin 1. derece SİT alanı iken 25.06.2002 tarihli ...’nın Varlıkları Koruma Kurulu kararı ile 3. derece SİT alanı yapılması ile bu yerde yapılaşma izni verilmesi ve daha sonra bu işlemlerin idari yargı yerinde iptal edilmesi nedeniyle zarara uğradığını belirterek dava açmış, davalılar ..., ... ile ..., 27.12.2012 tarihinde Su Ürünleri Üretim ve Yetiştirme Tesisine ilişkin proje ve şartlar uyarınca yapılaşma izni verildiği, 14.03.2013 tarihinde Orman Bakanlığı tarafından Üretim Tesisi için kesin izin verildiği, 25.03.2013 tarihinde Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü’nün “balıkçı evi” için ruhsat verildiği iddialarına dayalı olarak davalı gösterilmiştir.
Bir kamusal görevin kusurlu tertibi, yanlış düzenlenmesi kötü yürütülmesi sonucunda doğan zarar, hukuki nitelikçe hizmet kusurundan doğan zarar niteliği taşımaktadır. 11/02/1959 tarih ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda belirtildiği üzere; Bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince iş görmesi de idari kararın neticesi olan birer idari eylemdir. Kamu yasaları uyarınca “sit kararı” alınmış olması idari işlem niteliğindedir. Kamusal görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir.
İdare’nin işlemi ya da eylemi nedeni ile doğan zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır. Açıklanan nedenle adı geçen davalılar yönünden yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) ve (3) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacının, (3) no’lu bentte açıklanan nedenle davalı ...’nın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan
Full & Egal Universal Law Academy