MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, taşınmazın bulunduğu yerin sit alanı olduğunu, müvekkilinin muvafakatı bulunmamasına rağmen kiralananın depo ihtiyacının karşılanması için tahsis edilen bodrum kat girişinin tamamen kapatılmak üzere iptal edildiğini, mağaza olarak kullanılması kararlaştırılan bölümde bulunan asma katın merdivenlerinin ise yine tamamen kaldırılmış olduğu gibi bu bölgeye geçilmesi için mevcut olan kapının kapatılmak suretiyle iptal edildiğini ,binanın sol tarafında bulunan giriş kapısının mimari projeye aykırı şekilde değiştirildiğini ,çatı katında da değişiklikler yapıldığını ,bu hususun ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/40 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini belirterek davalı kiracıların tahliyesi isteminde bulunmuş, davalı tarafça davanın reddi savunulmuştur. Mahkemece, davalıların yapmış oldukları değişikliklerin kira sözleşmesine aykırılık oluşturduğu anlaşılmakla akde aykırılık nedeniyle davalıların tahliyesine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Olayımıza gelince; Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 11.07.2010 başlangıç tarihli ve 11 yıl süreli kira sözleşmesi ile taşınmazın tekstil satış mağazası olarak kullanılmak üzere kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Kiralayan tarafından gönderilen 13.02.2014 tarihli ihtarname ile;muvafakat alınmadan tadilat işlemlerinin yapıldığı, söz konusu taşınmazın sit alanı içerinde olduğu, tadilat için yasal izin alınması gerektiği, taşınmazın en geç 30 gün içerisinde eski hale getirilmesi aksi halde dava açılacağı bildirilmiştir. Yargılama sırasında yapılan keşif sonucu inşaat bilirkişisi – hukukçu bilirkişi ve mimar bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda; ''bodrum kata iniş olmadığı ve üst katlara çıkış imkanı zor olduğu için bu mahallerin gezilip görülemediği ve sadece yol seviyesindeki zemin katta inceleme ve gözlem yapılabildiği '' belirtilerek eksik inceleme ile rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece akde aykırılık nedeniyle açılan tahliye davasında onaylı mimari projenin getirtilip yerinde uzman bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak uygulanması ile binanın tümünde inceleme yapılmak suretiyle, izinsiz yapılan tadilatların neler olduğu ve akde aykırılık teşkil edip etmediği husunda yeniden bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy