MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; Taraflar arasındaki 28.06.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca 28.06.2013 - 27.10.2014 dönemine ait ödenmeyen 20.146TL kira bedeli ile 2.444TL işlemiş faiz alacağının tahsili istemiyle 30.09.2014 tarihinde başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek yapılan itirazın kaldırılmasını ve kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, mecurun 01.09.2013 tarihinde davacı kiraya verenin muvafakati ile dava dışı ... Yarlıya teslim edildiğini, kiracılık ilişkisinin kalmadığını belirterek haksız ve yersiz davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mecurun 01.09.2013 tarihinde dava dışı ...'ya teslim edildiği, davacı kiraya verenin de buna muvafakat ettiği davalı ile kiracılık ilişkisinin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 28.06.2012 başlangıç tarihli, 1 Ağustos 2016 bitiş süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ödeme emrinin davalıya 29.01.2015 tarihinde tebliği üzerine 05.2.2015 tarihli itiraz dilekçesinde; "borca, faize ve ferilerine" itiraz edildiği, itirazın kaldırılması ve tahliye istemli davaya verilen cevap dilekçesinde, mecurun 01.09.2013 tarihinde davacı kiraya verenin muvafakati ile dava dışı ... teslim edildiği, kiracılık ilişkisinin kalmadığı belirtilerek haksız ve yersiz davanın reddi savunulmuştur. İcra İflas Kanunu'nun 269/2.maddesi uyarınca; Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır. Aynı yasanın 63. maddesinde; "itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez." düzenlemesi yer almaktadır. Davalı borçlu ödeme emrine yaptığı itirazda sözleşmedeki imzasına açıkça itiraz etmediğinden takip hukuku bakımından kira ilişkisinin varlığı kesinleşmiştir. Bu durumda yapılan itiraz "borca itiraz" niteliğindedir. Davalı iddiasını İİK. 269/c maddesine göre ispatlaması gerekir. Bu açıklamalar ışığında yapılacak değerlendirme ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.