MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve mesken ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 02.07.2014 tarihinde yeni iktisap ettiği dava konusu taşınmazda (10 nolu Daire) kiracı sıfatıyla oturduğunu iddia ettiği davalının, 22.07.2014 tarihinde tebliğ edilen ve yeni iktisabı ile mesken ihtiyacına dayalı tahliye isteğinin bildirildiği ihtarnameye rağmen, davalı tarafca kiralananın tahliye edilmediği iddiasıyla, davalının tahliyesini talep etmiştir. Davalı, davaya konu 10 nolu dairenin babasından miras kaldığını, rızası dışında tapu intikallerinin yapılarak dolandırıldığını, taşınmazın zorla elinden alındığını, taşınmazda kiracı olarak oturmadığından davanının reddini savunmuştur.
Davalı davaya konu mecurda kiracı olmadığını iddia ettiğine göre, davalının kiracı olarak davaya konu mecurda bulunduğunu ve oturduğunu yeni iktisaba dayalı olarak dava açan, davacı tarafın ispat etmesi gerekir. Davacı bu hususta dosyaya herhangi bir delil ya da yazılı belge sunmamıştır. Dosyada mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinden 09.03.1983 tarihinde tam mülkiyet olarak davalının babası ... adına tescil olunan taşınmaz, 26.04.2000 tarihinde verasette iştirak olarak, davalı ve diğer miraçılar adına intikal görmüş, daha sonra yapılan değişik tarihlerde intikallerle mecurun davalı ... ve ...'a, daha sonra tam malik olarak 28.10.2005 tarihinde davalıya, 11.08.2008 tarihinden sonra ise sırayla ...'e, ...'a, ...'e ve en son ise davacı adına intikal ve tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili de, daha önceki malikler ..., ... ve davacıya devir yapan ... tarafından da, elatmanın önlenmesi ile yeni iktisaba dayalı tahliye davalarının açıldığını ve davalının kiracı olduğunun ispat edilemediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, tüm bu delillere dayalı olarak taraflar arasında Türk Borçlar Kanunundan kaynaklanan kira ilişkisinin olmadığı, davalının malik sıfatıyla aynı yerde uzun süreden beri oturduğu kanaatiyle, davanın mülkiyet iddiasına dayalı müdahalenin men-i davası olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu bildirilmiştir. Bu durumda hükmün gerekçesi davacı vekili tarafından temyiz edilmediğinden, davalının mecurda kiracı olarak oturmadığına ilişkin mahkeme gerekçesi davalı yönünden kesinleştiğinden, mahkemece kiracı olmadığı kabul edilen davalı hakkında, Türk Borçlar Kanunu'nun 351. maddesine dayalı olarak mesken ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebie göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy