MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; meydana gelen maden kazası tarihinden itibaren davalı şirketin verdiği çekleri ödemediğini, davalı borçlu hakkında Soma İcra Müdürlüğünün 2014/2147 Esas sayılı dosyası ile 500.000,00 TL karşılıksız çek nedeniyle icra takibi yapıldığını, borçluya İİK 171. gereği iflas yolu ile takiplerde gönderilmesi gereken ödeme emri gönderildiğini ileri sürerek borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamında; takip dayanağı çekin yetki sözleşmesinin kapsamında kaldığının anlaşılamadığı, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle İİK.m.154/f.3 hükmü gereği özel dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibe dayalı iflas istemine ilişkindir.
İflas takibindeki yetki kamu düzeniyle ilgili olmadığından takip konusunda yetki sözleşmesi yapılabilir. Taraflar arasındaki ‘yükleme ve nakliye’’ sözleşmesinde Soma İcra Daireleri yetkili olarak belirlenmiştir. Davacı tarafın, takip konusu çekin taraflar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle verildiğini beyan ettiği, davalı taraf ise çekin sözleşme dışında verildiğini iddia etmediğine göre sözkonusu çekin "yükleme-nakliye" sözleşmesi çerçevesinde verildiğinin taraflarca kabul edildiği sabittir. Bu durumda mahkemece iflas takibinin İİK’nun 154. maddesine göre yetkili yerde açıldığı kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy