MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında Tarım İl Müdürlüğü onaylı “kültür mantarı üretim odaları” yapım işi konusunda 08/01/2016 tarihli sözleşme yapıldığını, toplam iş bedelinin 1.273.750,00 TL + KDV olmak üzere 1.503.025,00 TL olduğunu, davalı tarafa işin zaman kaybı olmadan bitimi için avans talep etmesi nedeniyle 28 ayrı kalemde 2.218.226,98 TL ödeme yapıldığını,bu haliyle şirketin toplamda 715.201,98 TL fazladan ödeme yaptığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL belirsiz alacağın avans faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece dava kısmi dava olarak değerlendirilip 715.201,98TL’nin iadesi istendiği kabul edilerek harç tamamlatılmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 09.12.2019 tarihli bilirkişi ek raporu esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 648.351,98TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvuruları Sakarya Bölge Adliye Mahkemesince red edilmiştir.
Kararı, davalı yüklenici vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında akdedilen 08.01.2016 tarihli sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. İş bedeli 1.273.750,00 TL+KDV olarak kararlaştırılmış olup, bu bedele tekabül eden 1.503.205,00 TL tutarlı 18.06.2016 tarihli fatura her iki tarafın defterlerinde kayıtlıdır. Bu hususta iş bedeli konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş bedelinden fazla ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece alınan 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların defterleri ve davacı tarafından sunulan ödeme belgeleri incelenerek davacı alacağının 606.466,30 TL olduğu belirlenmiştir.
Davacı tarafından ödeme olarak verilen 94.250,00 TL tutarlı çekin geri alınarak yerine verilen Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/112 sayılı dosyasına konu edilen Denizbank ... Şubesine ait ....no.lu 30/01/2017 tarihli 47.250,00 TL bedelli çek ile 2016/253 sayılı dosyaya konu edilen Denizbank .... Şubesine ait..... nolu 30/12/2016 keşide tarihli 47.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin açılan dava sebebiyle ilgili çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ödeme veya iadeye dair bir kaydının bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan 09.12.2019 tarihli ek raporda; 47.250,00 TL tutarlı çekin davacı kayıtlarında yer almadığı, ancak davalı kayıtlarında yer aldığı, 47.000,00 TL tutarlı çekin ise her iki taraf kayıtlarında yer almadığı, ek inceleme kapsamında 47.250,00 TL bedelli çekin ödenmediği halde kök raporda ödeme olarak dikkate alındığı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece; bilirkişi kök raporunda belirlenen 606.466,30 TL fazla ödeme tutarından, ödenmediği halde raporda ödeme olarak dikkate alınan 47.250,00 TL çek tutarının mahsubu ile kalan 559.216,30 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı vekilinin 1. Bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının kabulü ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/747 Esas, 2020/788 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, ilk derece mahkemesi olan Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.09.2020 tarih ve 2017/1051 Esas, 2020/298 Kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 22.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.