MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
İLK DRC. MHK.: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki konkordato davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddi ile borca batık olduğu tespit edilen davacı şirketin iflasına dair verilen karara karşı davacı vekili ile alacaklılar ..... İnş. Çim. San. Tic. A.Ş. ve .... Çimento İnş. Ltd. Şti. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, özellikle komiserler kurulu nihai rapor ve ek raporunda İİK 305/1-b maddesindeki teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleşmediğinin tespit edildiği ve buna göre sonuca etkili olmamakla birlikte ilk derece mahkemesince iltihak süresinden sonraki oy değişikliğinin kabul edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-İİK'nın 308.maddesi uyarınca konkordato tasdik edilmezse borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verir. Doğrudan doğruya iflas İİK’nın 177.maddesinde düzenlemiştir. Kanunun 177/3. fıkrasında ise İİK’nın 308. maddesindeki koşulların varlığı doğrudan doğruya iflas hali olarak sayılmıştır. Bu durumda 308. madde gereğince iflas kararı verilebilmesi 177. maddenin şartlarına tabi kılınmıştır. 177/4. maddesi uyarınca iflas kararı verilmeden önce Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılacağı düzenlenmiştir. 308. madde uyarınca iflas kararı verilmesi 177. madde şartlarına tabi kılındığına göre 308. maddesi uyarınca iflas kararı verilmeden önce İİK’nın 177/4. maddesi gereğince borçlunun dinlenilmesi gerektiği sonucuna varmak gerekir.Somut olayda, konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, İİK 177/4 madde hükmünün yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu durumda konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2021/112 Esas, 2021/194 Karar sayılı ve 03.02.2021 günlü kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün resen BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 23.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy