MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/412 E., 2022/428 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA
Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların 30.11.2011 tarihli sözleşme ile ...'nın İnşası işini üstlendiklerini, davalılara işin başlangıcında 346.000,00 TL iş avansı ve 09.04.2012, 15.05.2012 ve 01.08.2012 tarihli hakedişler ile 896.152,79 TL olmak üzere toplam 1.242,152,79 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelere karşılık davalılar tarafından iş programının gerisinde kalınması nedeniyle ihtarname gönderilerek eksik imalâtların bir an önce tamamlanması aksi halde sözleşmenin feshedileceği hususunun ihtar edildiğini, ayrıca İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/12 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını belirterek sözleşmenin feshine, bilirkişi raporu ile tespit edilen 332.334,59 TL alacağın ve inşaatın zamanında tamamlanmamış olması nedeniyle uğranılan zararların davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yükleniciler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yer teslimini geç yaptığını, hakedişlerinin ödenmediğini, başka yerlerde kullanılması mümkün olmayan malzemelerden dolayı zarara uğradıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.05.2019 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu, davacının fesihte haklı olduğu, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle davacının ifaya ekli cezayı talep edemeyeceği, alınan bilirkişi kurulu raporuna göre yapılan imalâta göre davacıya fazla ödeme yapıldığı, ayrıca eksik ve ayıp giderim bedellerinin de karşılanması gerektiği belirtilerek davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğunun tespitine, 510.100,37 TL'nin 08.01.2013 ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 22.05.2019 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince; hükme esas alınan bilirkişi kurulundan alınacak ek rapor ile davalı tarafından yapılan imalâtın eksik ve kusurlar dikkate alınarak mevcut hali ile tüm işe göre oranının bulunarak bu oranın tüm iş bedeline oranlanarak davalının hak ettiği miktarın belirlenip bu miktardan davacı tarafından kanıtlanan ödemelerin düşürülerek davalıya fazla ödeme bulunup bulunmadığının saptanması, ayrıca sözleşme 11.1 maddesinde belirlenen 30 günlük gecikme cezasının hesaplattırılıp bulunacak miktara davacının 08.01.2013 tarihli ihtarnamesi herhangi bir ödeme miktarı belirtilmediğinden davalıyı temerrüde düşürücü nitelikte olmadığından dava ve ıslah tarihine göre faiz uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, davalıların %60,08 oranında iş yaptığı, sözleşme bedeline göre hakettiği iş bedelinin 1.039.349,87 TL olduğu, davacı tarafından yapılan ödeme tutarının kendi beyanlarında da geçtiği gibi (dava dilekçesinde belirtilen bedel) 1.212.152,79 TL olduğu, teknik kısımda davalının 1.089.275,87 TL'lik hak ediş düzenlediği, çatı hasarı nedeni ile davalının sorumluluğunun 32.552,87TL olduğu, davalının hakettiği tutarın bu haliyle 1.056.723,00 TL olduğu, ödeme miktarı da dikkate alındığında davanın kısmen kabulü ile 246.668,09 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde özetle:
a. Cezai şart taleplerinin reddinin ve davanın kısmen kabulünün doğru olmadığını, beyan etmektedir.
2. Davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde özetle :
a. Feshin haksız olduğunu,
b. Bozma sonrası alınan ek raporda son hakedişten sonra yapılan imalatların dikkate alınmadığını,
c. Çatı zararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, akdin feshinden sonra inşaatın korunmasının davacıya ait olduğunu,
d. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla 185.429,79 TL’ nin kabul edilmesi gerektiğini,
e. 70.000,00 TL ödemenin dikkate alınmadığını, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinin haklı nedenle feshinin tespiti ve alacak istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekili temyizi bakımından;
Mahkemenin, bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamında belirtildiği üzere sözleşmenin 11.1. maddesinde belirlenen 30 günlük feshedilemeyen süre için davacının gecikme cezası istemesinin mümkün olduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede, iş bedeli 1.729.889,23 TL götürü bedel olarak düzenlenmiş olup, sözleşmenin 11.1. maddesi uyarınca iş süresinde bitirilmediği takdirde iş sahibi tarafından her geçen gün için ihale bedelinin binde biri kadar gecikme cezası uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre günlük gecikme cezası tutarı 1.729,88 TL olup, feshedilemeyen 30 gün ile çarpıldığında 51.896,70 TL ceza hesaplanmış olup, mahkemece gecikme cezası olarak bu bedele hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3. Taraf vekilleri temyizi bakımından;
Davacı iş sahibi banka ödemeleri ve tahsilat makbuzları ile birlikte davalı yükleniciye 1.712.518,95 TL ödeme yaptığını iddia etmesine rağmen, davalı yüklenici ise kendisine 1.407,395,95 TL ödeme yapıldığını, banka ödemeleri dışında bir ödeme yapılmadığını savunmuştur. Mahkemece davacı tarafından sunulan ve davalı adi ortaklık kaşesi olduğu anlaşılan tahsilat makbuzları hakkında bir inceleme yapılmadan ve tarafların ödeme hususundaki iddiaları araştırılmadan nasıl bulunduğu anlaşılamayan 246.668,09 TL’ye hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Değerlendirme bölümünün 1. bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davacı, 3. bent uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.