MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/316 E., 2023/446 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirket aleyhine, Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2018/13339 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, yapılan usulsüz tebligatlarla takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin hesapları üzerine haciz işlemleri yapıldığını, takipten 28.12.2018 tarihinde haberdar olduklarını ve aynı gün icra dosyasına talep açarak itiraz ettiklerini, aynı zamanda takibin durdurulması talebinde de bulunduklarını ancak icra müdürlüğünce, usulsüz tebligatı inceleme yetkisinin icra mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, usulsüz tebliğ ile ilgili olarak icra mahkemesine şikayette bulunduklarını, ilgili îcra dosyası incelendiğinde davalının, taşeronluk sözleşmesini... Grup Enerji San. ve Tic. A.Ş. ile yapmış olduğunu, dosyaya sunulmuş olan bütün evrakların bu şirketle davalı arasında düzenlenen evraklar olup hiçbir evrakta müvekkilinin kaşesinin ve imzasının bulunmadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında hiçbir şekilde hukuki bir münasebetin ve hiçbir ticari ilişkinin de bulunmadığını, davalının müvekkilinden hiçbir alacağı olmadığını belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle İİK’nın 72/3. maddesi gereğince, teminat mukabilinde icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini ve müvekkilinin Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2018/13339 sayılı dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, İİK’nın 72/5. maddesi gereğince takibe konu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme konusu işin hem ticari bir iş olduğunu ve hem de taraflarının tacir olması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, verilen tedbir kararının da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı şirket ile dava dışı... Grup Enerji İnşaat Elektrik Taahhüt Ltd. Şti'nin konsorsiyum olarak TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim A.Ş.) tarafından yapılan 380kv Bartın OSB TM Yapım işini ihaleyle üstlendiğini, bunun üzerine davacı şirket ile dava dışı... Grup …Ltd. Şti.’nin Ankara 46. Noterliği'nde düzenlenen 09.08.2016 tarihli ve 05046 yevmiye numaralı konsorsiyum sözleşmesini imzaladığını, koordinatör olarak ise... Grup … Ltd. Şti.’nin tam yetkili olacağı, bunun da... Grup yöneticisi...tarafından yerine getirileceğinin karara bağlanmış olduğunu, müvekkili ...'ın ise konsorsiyum yetkilisi...ile taşeron sözleşmesi imzaladığını ve konsorsiyumun aldığı iş olan 380 kv Bartın OSB Trafo Merkezine ait elektrik primer işlerinin saha içerisinde nakli, montaj, primer cihaz testlerinin yapılması, montajı ve devreye alınması işini üstlendiğini, alacaklarının konusunu oluşturan taşeron sözleşmesinin konsorsiyumu oluşturan taraflar arasında imzalanan ve Ankara 46. Noterliği'nde düzenlenen 09.08.2016 tarihli ve 05046 yevmiye numaralı sözleşmede konsorsiyum koordinatörü olarak atanan... Grup yetkilisi...tarafından imzalandığını, yapılan işin de konsorsiyumun konusunu oluşturan 380kv Bartın 380 OSB TM yapım işi olduğunu, bu yönü ile davacının söz konusu sözleşmede borçlu olmadığını iddia etmesinin kötü niyeti gösterdiğini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, her ne kadar konsorsiyum adına hareket edilse de sözleşmenin sadece... Şirketi imzalamış gibi gösterilerek bu şirketin borçlandırıldığını, davacının ise çeşitli yollarla alacaklı duruma getirildiğini, sonrasında... Şirketi'nin konkordatoya başvurarak hem kendi hem de Şura Şirketi'nin borçlarından kurtulmaya çalıştığını, ancak burada borçlu olanın sadece... şirketi olmadığını, Asem-Şura Konsorsiyomu olduğunu, bu hususun hem TEİAŞ ile yapılan sözleşmeden hem de noterlikçe düzenlenen konsorsiyum sözleşmesinden açıkça anlaşılabildiğini, bunun dışında... Şirketi'nin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/628 Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talep ettiğini, ancak müvekkiline olan borcu dosyaya dahi bildirmediğini, dosya üzerinden yapılan incelemede şirketin Şura Şirketi'ne borçlandırılmış gibi yapılarak tahsil edilecek alacaklarından diğer borçların ödenmesinden ziyade Şura Şirketi'ne borç ödeniyor gibi yapılarak tahsil edilecek alacakların hukuka uygun şekilde dışarı çıkarılmasının amaçlandığını, hem... Şirketi, hem de ....... Şirketi için imza yetkisinin konsorsiyum yetkilisi ...’da olduğunu ve imzaları bu şirketler adına bu şahsın attığını, her iki şirketin bu şahıs tarafından yönetildiğini, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, tüm bu hususların sözleşmenin konsorsiyum adına yapıldığını gösterdiğini, adi ortaklık niteliğindeki konsorsiyumun ortaklarının müteselsil sorumluluklarının olduğunu belirterek davanın görev yönünden usulden reddine, bunun mümkün olmaması halinde davanın esastan reddi ile davacı aleyhinde % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli kararı ile Konsorsiyum ortaklarının birlikte akdettikleri esas sözleşmeden kendileri için doğan borçlardan aksi kararlaştırılmadıkça müteselsil sorumlu oldukları, ancak somut olayda sözleşmenin birlikte yapılmadığı ve... tarafından imzalandığı dikkate alındığında davacının Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13339 sayılı dosyasındaki takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı vekilinin teminat mektubu iadesi talebinin bu aşamada reddine, dava yargılamayı gerektirdiğinden inkâr tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 02.03.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, mahkemece, iş ortaklığı sözleşmesi ile münferiden adi ortaklığı temsile yetkili kılınan ortak yetkilisi...tarafından imzalandığı ihtilafsız olan sözleşmeden dolayı davalı borçlu şirketin de sorumlu olduğu ve ticari mümessil olarak kabulü gereken adı geçen yetkilinin sözleşme yapması için özel bir yetki aranmayacağı nazara alınarak davanın reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Konsorsiyumların adi ortaklıktan en büyük farklarının konsorsiyum sözleşmesi ile müteselsil sorumluluğu bertaraf etmiş olduklarını o sebeple adi ortaklık gibi değerlendirilemeyeceğini,
b. Sözleşmenin 3.a maddesinde elektrik işlerinde...'in inşaat işlerinde Şura'nın sorumlu olacağının belirtildiğini, bu sebeple müvekkilinin idareye karşı bile elektrik işlerinden bir sorumluluğu olmamasına rağmen, lider firma olan ve elektrik işlerinden sorumlu olan... Grup Enerji San. Tic. A.Ş. firmasının davalı ile yaptığı taşeronluk sözleşmesinden müvekkilinin sorumlu olamayacağını,
c. Yargıtay bozma ilamında belirtilen 637. madde ("Kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortak, bu kişiye karşı bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur") kapsamında... A.Ş.'nin sözleşmeyi tamamen kendi adına ve hesabına yaptığını, sözleşmede adi ortaklık adına yapıldığına dair hiçbir ibare olmadığını, o sebeple müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu da olmadığını,
c. ...'un attığı imzanın ortaklık adına değil, kendi adına olduğunu,
d. Davacı ile... Grup Enerji San. Tic. A.Ş. arasındaki sözleşmenin adi ortaklık değil konsorsiyum sözleşmesi olduğunu, o sebeple adi ortaklık gibi değerlendirilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.