MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1243 E., 2024/539 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/395 E., 2019/1032 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 06.02.2014 tarihli noterde düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve bu sözleşmeyi müteakip dava konusu taşınmazının projesinin de çizilmesinden sonra tekrar paylaşım için adi yazılı ek sözleşmeler düzenlendiğini, sözleşme ve ek sözleşmelere göre müvekkiline 26 daire verilecekken 21 adet dairenin davacı adına tescil edildiğini, tescil edilen 21 dairenin de kendisine vaad edilen daireler olmadığını, ayrıca fazla yapılan dairelerden davacıya payının ödenmesi gerektiğini, yine inşaattaki mevzuata aykırılıklardan dolayı davacıya düşen dairelerde değer kaybı meydana geldiğini beyan ederek, D blokta yüklenici adına kayıtlı 7 adet bağımsız bölümün davacı adına tescilini, D blokta davacıya verilmesi gerekirken 3. kişilere devredilen taşınmazın yerine geçmek üzere numaraları belirtilen dairelerin tescilini, olmadığı takdirde bu dairelerin bitmiş haldeki değerlerinin tahsilini, inşaattaki mevzuata aykırılıklardan dolayı davacının dairelerinde oluşan değer kaybının tahsilini, fazla yapılan daire ve dükkanlardan dolayı davacının hissesine düşen payın tahsilini ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 17.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde tescili istenen taşınmazların 3. kişilere devredildiğini beyan ederek davasına tazminat davası olarak devam edilmesini talep ederek dava değerini 3.075.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ek sözleşmelerin geçerli şekil şartına uygun şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, davacıya düşmesi gereken dairelerin hakkaniyete uygun şekilde devredildiğini, inşaatta fazla imal edilen alan olmadığı gibi mevzuata aykırılık da olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ek sözleşmelerin geçerli şekil şartına uygun yapılmadığından geçersiz olduğu, noterde düzenlenen asıl sözleşmeye göre davacıya düşmesi gereken dairelerin tescilinin gerçekleştirildiği, bilirkişi raporunda fazla daire yapılmadığının ve inşaatta mevzuata aykırılık bulunmadığının tespit edildiği, manevi tazminat talebi yönünden davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Noter huzurunda yapılan ilk sözleşme ve adi yazılı şekilde yapılan sözleşmelerden sonra imar değişikliği olduğunu ve 15 katlı 2 blok yerine, tamamı 3+1 dairelerden oluşan 4 blok inşaat yapıldığını ve projeler de 3+1 şekilde hazırlandığından asıl sözleşmenin fiilen uygulama alanı kalmadığını,
b. Adi yazılı şekilde yapılan sözleşmeler için ileri sürülen geçersizlik iddiasının iyiniyet kuralına aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile tazminat talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesine göre dava konusu taşınmaz üzerinde 2 blok ve 15 katlı her katta 6 daire (2si 4+1 – 4’ü 2+1) olmak üzere toplamda 90 daire yapılacağı, davacı arsa sahibine de 7 adet 2+1, 7 adet 4+1 toplamda 14 daire verileceği kararlaştırılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporuna göre taşınmaza 4 blokta her biri 3+1 olmak üzere toplamda 238 daire ve 4 dükkan yapıldığı görülmüştür.
Davacıya verilen toplam daire ise 21 daire ve ½ dükkan hissesidir. Bu durumda sözleşmenin 3. maddesine göre davacının paylaşım oranının üzerinde daire aldığı, adi yazılı sözleşmelerin geçersiz olduğu yönündeki mahkeme ve istinaf kararının emsal içtihatlara uygun olduğu görüldüğünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.