MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2743 E., 2022/2052 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/449 E., 2019/340 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 01.01.2012 tarihli yetkili servis sözleşmesinin davalı tarafından 04.10.2016 tarihinde tek taraflı ve haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğinin ve geçersiz olduğunun tespitine, haksız feshin tespiti halinde sözleşmenin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; feshedilmiş bir sözleşmenin devamına karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli davranışlarda bulunarak haksız kazanç elde ettiğini, bu hususun da davacı tarafından müvekkiline gönderilen 26.12.2015 tarihli cevap yazısında kabul edildiğini, davacının sözleşme koşullarını yerine getirmeyerek yetkili servis standartlarını karşılamadığını, bu nedenle müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli ve 2017/449 E., 2019/340 K. sayılı kararı ile davalı tarafın fesih gerekçesinde yer alan 04.08.2015 tarihli, 923-108 sayılı talep yazısına istinaden davacının ilgili kişileri işten çıkardığı ve sonrasında da sözleşmeye devam ettiği, buna karşılık davalının aradan bir yıl geçtikten sonra aynı gerekçeyle sözleşmeyi feshettiği, bu durumun derhal fesih hakkının fesih sebebinin ortaya çıkmasından sonra uygun bir süre içinde kullanılması gerektiğine dair ilkeye aykırı olduğu, davalı tarafından kullanılan derhal fesih hakkının dürüstlük kuralına aykırı ve yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/1464 E., 2020/1039 K. sayılı kararı ile davalının fesih dayanaklarını destekleyen somut herhangi bir delil sunamadığı, davalı tarafından davacının 26.12.2015 tarihli cevap yazısındaki nedenlere istinaden sözleşmenin o tarihte feshedilmediği ve feshin haklı olduğunun ispatlanamadığı, ancak mahkemece feshin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile taraflar arasında 01.01.2012 tarihinde imzalanan “Yetkili Servis Sözleşmesi”nin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09.11.2020 tarihli ve 2020/1464 E., 2020/1039 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.02.2022 tarihli ve 2021/1196 E., 2022/959 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, davacının davalıya 923-108 sayılı tutanağa cevaben yazmış olduğu ‘Tüketici Hizmetleri Grup Yöneticiliğine’ başlıklı yazıda, hizmet fişlerine fazla malzeme girildiğinin doğru olduğunu, teknisyenine yeteri kadar eğitim verilmeden depo bölümünde çalıştırdığını, teknisyenlerinin kendi kişisel çıkarları doğrultusunda veya ilçede bulunan yetkili bayilerin hesapları doğrultusunda kasıtlı işlem yaptıklarını belirttiği bu bağlamda davalı iddialarının bir kısmını doğruladığı, ancak belirtilen bu hususların mahkemece araştırılıp değerlendirilmediği, yargılamalardan sonra sözleşmenin bir süre daha devam etmiş olmasının davalının bu savunmalarından vazgeçtiği manasına gelmeyeceği, bu durumda davacı yetkili servisin belirtmiş olduğu tespitlerin araştırılıp, taraflar arasındaki sözleşmenin feshe ilişkin hükümleriyle birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, önceki karar gerekçesi yanında, davalının fesih ihtarnamesini davacının 26.12.2015 tarihli yazısındaki beyanlarından 10 ay sonra ve belirli süreli sözleşmenin bitimine yaklaşık iki ay kala 04.10.2016 tarihinde gönderdiği, dolayısıyla davacının 26.12.2015 tarihli beyanından sonra makul kabul edilebilecek süreden daha uzun bir süre taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam ettiği, davalı tarafın davacının 26.12.2015 tarihli cevap yazısındaki tespitlerden haberdar olmasına rağmen sözleşme ilişkisini devam ettirerek aradan uzun bir süre geçtikten sonra bu hususu fesih gerekçesinden biri yapmasının 4721 sayılı TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında kaldığı, davalı tarafından feshin haklı olduğunun ispatlanamadığı, davacının “Tüketici Hizmetleri Grup Yöneticiliğine” başlıklı 26.12.2015 tarihli yazısının 04.10.2016 tarihli feshe gerekçe gösterilemeyeceği ve 26.12.2015 tarihli yazıda belirtilen tespitlerin araştırılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Dairemizin 26.04.2023 tarihli ve 2023/564 E., 2023/1508 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 22.02.2022 tarihli ve 2021/1196 E., 2022/959 K. sayılı bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.07.2024 tarihli ve 2023/6-585 E., 2024/366 K. sayılı ilamı ile, direnme olarak adlandırılan kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, ilk kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı Dairemize göndermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İlk Derece Mahkemesinin, servis sözleşmesinin feshine konu usulsüzlüklerin tespiti için hiçbir inceleme yapmadığını, yalnızca çelişkilerle dolu gerçeğe aykırı tanık beyanlarına istinaden hüküm kurulduğunu, feshe konu usulsüzlüklerin tespiti için bilirkişi görevlendirmeden yalnızca tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
b. İlk Derece Mahkemesi tarafından talepleri olmasına rağmen hiçbir tüketicinin beyanının alınmadığını, davacı yan tarafından sunulan ve şirket tarafından yapılan tespitin doğru olmadığına dair belgelerin ne zaman, nerede ve kimin tarafından düzenlendiğinin bilinmediğini,
c. Taraflar arasında akdedilen servis sözleşmesinin, belirsiz süreli sözleşme niteliğinde olup, bu sözleşme ilişkisini sona erdirmek için mutlaka "tahammül edilmezlik" ölçüsünde bir haklı sebebin bulunmasının gerekmeyeceğini,
d. Davacı yetkili servisin 26.12.2015 tarihli cevap yazısında kabul ettiği feshe konu usulsüzlüklerin, hiç dikkate alınmadığını,
e. Davacı yetkili servisin sözleşmesinin, mahkemenin gerekçeli kararında açıkladığı gibi 1 yıl önceki nedene dayanılarak değil, 1 yıllık süreç içerisinde davacının savunmasının alınması, iç denetim biriminin inceleme yapması, yeni usulsüzlükler tespit edilerek yeni savunmalar alınması, davacının yapacağını vaadettiği iyileştirmeleri ve Türkiye sıralamasındaki yerini düzeltememesinin ardından, sözleşmenin devamının çekilemez hale gelmesi nedeniyle feshedildiğini,
f. İç denetim raporu ve 16.06.2016 tarihli savunma talep yazılarında, davacı servisin işlemlerinde tekrar usulsüzlüklere rastlanıldığı ve savunma verilmesinin ihtar edildiğini, eş deyişle, mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi 1 yıl önceki gerekçeye dayanılmadığını,
g. Davacı yetkili servinin müvekkil şirketin tüketici memnuniyeti ve marka imajını olumsuz yönde etkileyecek davranış ve ihmallerde bulunduğunu, bu durumun kendisine birçok kez ihtar edildikten sonra sözleşmenin feshedildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ve sözleşmenin devamı istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı yetkili servisin davalı şirkete 923-108 sayılı tutanağa cevaben yazmış olduğu ‘Tüketici Hizmetleri Grup Yöneticiliğine’ başlıklı yazıda, hizmet fişlerine fazla malzeme girildiğinin doğru olduğunu, teknisyenine yeteri kadar eğitim verilmeden depo bölümünde çalıştırdığını, teknisyenlerinin kendi kişisel çıkarları doğrultusunda veya ilçede bulunan yetkili bayilerin hesapları doğrultusunda kasıtlı işlem yaptıklarını belirttiği, davalı şirketin, 30.05.2016 - 03.06.2016 tarihleri arasında yapmış olduğu sondaj işlemleri neticesinde 62 adet olumsuz tespit dökümünü dosyaya sunduğu, 04.10.2016 tarihli fesih ihtarnamesinde de 30.05.2016 - 03.06.2016 tarihleri arasında yapılmış olan sondaj işlemleri ile davacı yetkili servisin Ağustos 2016 dönemindeki hizmetlere dönük yapılan sondajlara değindiği ancak belirtilen bu hususların araştırılıp değerlendirilmediği görülmüştür. Bu durumda, davalı şirketin fesih gerekçesinde sadece davacı yetkili servisin “Tüketici Hizmetleri Grup Yöneticiliğine” başlıklı 26.12.2015 tarihli yazısına dayanmadığı, devam eden süreç içerisinde olumsuz hizmet tespitlerine de dayandığı göz önünde bulundurularak, davacı yetkili servisin belirtmiş olduğu tespitler ile davalı şirketin sondaj işlemleri neticesinde dosyaya sunmuş olduğu olumsuz hizmet tespitlerinin araştırılıp, taraflar arasındaki sözleşmenin feshe ilişkin hükümleriyle birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.