MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/300 E., 2023/1293 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/725 E., 2022/19 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici arasında 51 adet konutun dış kaba sıva, dış cephe ve bodrum mantolama işi ve fayans işlerinin yapımı işi için sözleşme imzalandığı, davalının sözleşme gereği yükümlülüklerini tam olarak ifa etmediği, eksik ve ayıplı ifada bulunduğu, teslim tarihinin geçmesine rağmen halen ifanın gerçekleşmediği, davalıya bu hususta 10.07.2014 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, sözleşmelerde işin bedelinin anahtar teslim değil, birim fiyat dikkate alınarak yaklaşık olarak hesaplandığı, bu nedenle gerçekleşen ifa, eksik ve ayıplı işler nedeniyle tespit yaptırıldığı, eksik ve ayıplı işler bedeli ve yapılan iş bedeli hesaplanmakla, müvekkili tarafından fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığı, sözleşmelerde işin gecikmesi halinde ceza-i şart öngörüldüğü, icra takibine kötü niyetle itiraz edildiği, belirtilen nedenlere itirazın iptali ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra dava açıldığından yasal süre içinde açılmadığını, 2 ayrı taşeronluk sözleşmesi yükümlülükleri yerine getirilmekle müvekkilinin alacaklı olduğunu, eksik ve ayıplı işler için yasal sürede ayıp ihbarı yapılmadığın, tespit raporunu kabul etmediğini, tespite itiraz ettiğini, sözleşmede bulunmayan işlere ilişkin hesaplamalar yapıldığını, bir kısım imalatların sonradan bozulduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu çekin ödenmediğini, karşılıksız çıktığını, davacının ödeme yükümünü tam yerine getirmeden cezai şart talep edemeyeceğini, işin tamamlandığını, gecikme olmadığını, ihtirazi kayıt konulmadan işin teslim alındığını, 3 yıldır taşınmazlarda oturulduğunu, iskân ve elektrik su abonelikleri ile bu durumun tespit edilebileceğini, ceza-i şart için temerrüdün gerçekleşmediğini, süre verilmediğini bu nedenle talep edilemeyeceğini, talep edilen ceza-i şartın da fahiş olduğunu, temerrüt olmadan işlemiş faiz de talep edilemeyeceğini, belirtilen nedenlerle davanın reddi ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itibar edilen bilirkişi hesaplamalarına göre davacının davalıya yaptığı fazla ödeme miktarının 35.328,72 TL olduğu, eksik iş bedellerinin 119.414,00 TL olduğu ve davalıdan tahsili gerektiği, davacının ceza-i şart talebinin yerinde olmadığı, davalının usulüne uygun temerrüte düşürülmediği, faize ilişkin talebinin yerinde bulunmadığı, alacak eser sözleşmesine ilişkin olduğundan ve taleplerin bilirkişi tarafından inceleme ve hesaplama yapmayı gerektirdiğinden alacağın likit kabul edilmediği, icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiği, yine davalının davacının kötü niyetini kanıtlayamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında düzenlenen 17.08.2013 tarihli sözleşmenin 8. maddesi, 23.01.2014 tarihli sözleşmenin 9. maddesi ile, yapılacak imalâtların konutların teslim tarihinden itibaren kullanılan malzeme ve işçilik yönünden 5 yıl taşeron garantisinde olduğu kabul edilmiş olup, eksik işler yönünden kontrol ve ayıplı işler yönünden ise ihbar yükümlülüğün bulunmamasına, sözleşmelerde kararlaştırılan cezaların 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2. maddesi kapsamında ifaya ekli ceza olup, teslimde ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi halinde talepte bulunulmayacağının tabi bulunmasına, seramik süpürgeliklerle ilgili 16.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve garaj boyası ile ilgili tespit bilirkişi raporundaki tespitlere göre bu imalâtların davalı yüklenicinin yapması gereken imalatlardan olmasına, davalı tarafça 535.000,00 TL ödeme yapıldığının kabul edilmiş olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gecikme cezası taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğu, sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin açıkça belli olduğu ve gecikme cezası uygulanacağının sözleşmede yazdığı, davalının habersizce şantiyeyi terki üzerine müvekkili tarafından tespit ve takip yapıldığı, örtülü de olsa kabul işleminin olmadığı, davalının işi teslim etmediği, dava tarihine kadar gecikme alacağının hesaplanması gerektiği, elektrik ve su aboneliklerine göre teslim olgusunun ispatının kabul edilemeyeceği, imalât ve eksik imalât bedellerinin eksik ve hatalı hesaplandığı, müvekkilinin ödemelerinin eksik hesaplandığı, icra inkâr tazminatının reddinin hukuka aykırı olduğu, icra takibinde faiz talepleri olmakla birlikte bu talepleri ile ilgili inceleme yapılmadığını beyan etmektedir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 5 yıl garanti süresi olduğu gerekçesine dayanılmakla birlikte davacının devam eden imalâtları nedeniyle müvekkilinin yaptığı imalâtların kısmen bozulduğu, dosyada dinlenen tanığın yapılan imalâtlar sonrasında davacı tarafından yaptırılan tadilatlar nedeniyle oluşan ayıpların tekrar giderildiğini beyan ettiği, sözleşmede yer almayan bir kısım işlerin de eksik iş olarak tespit edildiği, bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiği, ayıplı işlerin tek tek gösterilmediği, muayene ve ihbar külfetinin süresinde yerine getirilmediği, ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alındığı, binanın 2014 yılında kullanıma açıldığı, müvekkilinin ödenmeyen çek nedeniyle alacaklı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
a-) Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b-) Davalı vekilinin temyizi yönünden;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar 154.742,72 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden, temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Temyiz peşin harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.