MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1641 E., 2025/141 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/205 E., 2024/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait olan Yunus Emre Termik Santralı projesinin yüklenicisi olan dava dışı .... A.Ş. ünvanlı firma ile müvekkili arasında 07.09.2012 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davacının projeye konu işyerinde 6331 sayılı Yasa çerçevesinde “İş Sağlığı ve Güvenliği” hizmetlerini yürüttüğünü, ancak dava dışı firmanın hizmet bedeline ilişkin düzenlenen faturaları ödemediğini, dava dışı ... şirketi aleyhine başlatılan icra takibinden de tahkim şartı nedeniyle sonuç alınamadığını, yüklenici ... şirketinin işveren davalı Adularya firmasından hakediş alacaklarını tahsil edemediği gerekçesiyle Ostrava Mahkemesi'nden aciz belgesi aldığını, müvekkili şirketin davalının istemi üzerine yasal zorunluluk olarak yerine getirmesi gereken “iş sağlığı ve güvenliği” hizmetlerini davalıyla arasında yazılı bir sözleşme olmadığı halde işin asıl sahibi olmasından dolayı vekâletsiz olarak yürüttüğünü ileri sürerek, 77.229,63 Euro tutarındaki alacağın hakkın doğum tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... A.Ş. & ... A.Ş. ile müvekkili arasında Yunus Emre Termik Santrali'nin inşa edilmesi amacıyla 24.03.2010 tarihinde “anahtar teslimi” esaslı mühendislik, satın alma ve inşaat sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirket ile herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının dava dışı yüklenici Vitkovice şirketi ile imzaladığı sözleşme kapsamında yapmış olduğu hizmet için kestiği fatura bedellerinden müvekkilin sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Vitkovice firması ile davalının iş yerine anahtar teslimli Yunus Emre Termik Santrali inşaatının yapımı hususunda sözleşme imzalandığını, davacının ise yüklenici ile 07.09.2012 tarihli sözleşmesinin bulunduğunu, davacının sözleşemeye göre davalıya ait inşaatının yapımı sırasında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiği, davacının hizmete ilişkin bedeli arasında sözleşme ilişkisi olmayan davalıdan talep edemeyeceği kaldı ki 6331 sayılı Yasa'nın 4/2. maddesinde zarar gören işçilere karşı iş yerinin sorumluluğunu düzenlediğini, maddenin davacıya hak kazandırıcı nitelikte olmadığının da anlaşıldığı, davalının gerek sözleşme gerekse mevzuat itibarı ile davacıya karşı bir sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinin tekrarla, davalı şirketin yasal zorunluluk olarak yerine getirdiği hizmeti müvekkilinin davalı ile arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın vekaletsiz olarak fiilen yerine getirdiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletsiz iş görmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeden davalının sorumlu olamayacağına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.