MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1030 E., 2025/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1- Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müflis şirketten 01.02.2011 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi, 01.08.2011 tarihli danışmanlık ve hizmet sözleşmesi, 18.03.2011 tarihli satış protokolü, 18.03.2011 tarihli ek satış protokolü gereğince alacaklı olduğunu, 14.11.2016 tarihinde 1.000.000,00 USD ve 305.650,00 EURO ve 720.000,00 TL olmak üzere toplam TL karşılığı 4.823.560,10 TL alacağının kaydedilmesini talep ettiklerini taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek 4.823.560,10 TL alacağının iflas masasına kayıt talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2- Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin müflis şirketten 01.02.2011 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi, 01.08.2011 tarihli danışmanlık ve hizmet sözleşmesi, 18.03.2011 tarihli satış protokolü, 18.03.2011 tarihli ek satış protokolü gereğince alacaklı olduğunu, 305.650,00 Euro karşılığı 1.030.560,00 TL bedelli alacaklarının alacak sırasına kayıt edilmesini talep ettiklerini, taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, 305.650,00 Euro karşılığı 1.030.560,00 TL bedelli alacağın iflas masasına kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... idaresi cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.03.2011 tarihli satış protokollerine konu satışın, ilgili taşınmaz üzerinde Türkiye Garanti Bankası lehine ipotekler bulunması nedeni ile gerçekleştirilemediği, bu durumda davacıların müflisten anılan protokoller uyarınca komisyon-aracılık ve müşavirlik ücreti talep edemeyeceği, yine 18.03.2011 tarihli satış protokolünün 11. maddesi uyarınca da ücret talep edemeyeceği, kaldı ki 06.12.2011 tarihli satış ek protokolünde de belirtildiği şekilde de satışın gerçekleştirilmediği, davacıların taleplerini ispatlayamadıkları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde:
a. Mahkemenin yeterli inceleme yapmaması sebebiyle hatalı bir tespit yaptığını,
b. Satışın gerçekleşmemesi halinde müşavire satış protokolleri ve ek protokollerin 11. maddesine göre cezai şart ödenmesi gerektiğini,
c. Protokollere konu satışa konu fabrikanın herhangi bir alıcıya satılması halinde 06.12.2011 tarihli ek protokolün 6. maddesine göre müvekkillerine komisyon bedeli ödenmesi gerektiğini,
d. Mahkeme önünde ibraz edilen ve gerçekliği ispat edilen tanık anlatımlarının, sözleşmede taraf olan kişilerin beyanlarının ve banka havalelerinin kesin ispat niteliğinde olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 18.03.2011 tarihli "Satış Protokolüdür" başlıklı sözleşme ile aynı tarihli "Satış Ek Protokolüdür" başlıklı sözleşmenin 06.12.2011 tarihli sözleşme ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmakla yenilenen sözleşmede de cezai şarta dair bir hüküm olmadığı, davacıların sözleşmeye dayanarak cezai şarta dayalı alacak talep edemeyeceği ve yine her ne kadar iflas tarihinden önce düzenlenen sözleşme ilişkisine dayanılarak komisyon bedeli talep edilmiş ise de taşınmazın satışının cebri icra yolu ile yapıldığı, iflas tarihinden sonra doğan alacaklar için de kayıt-kabul talep edilemeyeceğine göre karar usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.