MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/891 E., 2025/922 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/80 E., 2024/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı idare arasında geçici barınma merkezinin teknik, temizlik ve otomasyon hizmetleri işine ilişkin 36 ay süreli sözleşme imzalandığını, sözleşme devam ederken Resmi Gazetede yayınlanan KHK ile belirli alanlarda çalışan taşeron işçilerin Devlet kadrosuna alınmasına karar verildiğini, bu doğrultuda personellerin kadroya geçişlerinin tamamlandığını, personellerin kadroya geçmeleri nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 ay sonra davalı idare tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilden kaynaklı herhangi bir kusur bulunmadığını, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkili şirket tarafından tazminat talebi için davalı idareye başvurulduğunu, davalı idare tarafından müvekkiline 277.585,65 TL ödeme yapıldığını, ancak sözleşme normal süresinde tamamlanmış gibi hesaplama yapılarak eksik ödeme gerçekleştirdiğini ileri sürerek, müvekkili şirkete ödenmesi gereken tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacı şirketin belirttiği KHK’da idare ile gerçek tüzel kişiler arasında imzalanan sözleşmelerin bu KHK hükümlerine göre idare tarafından feshedileceği ve bu fesih sebebiyle hesaplanan tutar haricinde karşı tarafın idareden herhangi bir meblağ talep edemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacı şirketin talebinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.02.2018 kabul tarihli 7079 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 118. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 23. maddesinde; "...Feshedilmiş sayılan sözleşmelerden, sadece yapılan işin tutarı her türlü fiyat farkı hariç sözleşme bedelinin %80’ini aşmayanlar için yükleniciye, sözleşmenin yürütülmesine ilişkin her türlü zarara karşılık her türlü fiyat farkı hariç sözleşme bedelinin %80’i ile yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5’i fesih tarihindeki fiyatlar dikkate alınarak sözleşmeyi yürüten idare tarafından, yapmış olduğu vergi, resim, harç ve paylar dahil olmak üzere tüm giderler ve mahrum kaldığı kâr karşılığı olmak üzere tazminat olarak ödenir ve başkaca bir ödeme yapılmaz. Yüklenici başka bir hak talebinde bulunamaz..." şeklinde düzenlendiği, belirtilen yasal düzenleme esas alınarak bilirkişilerce yapılan hesaplamada davacı şirkete ödenmesi gereken bedelin 984.853,51 TL olduğu, davacı şirkete 277.585,65 TL ödeme yapıldığı, bu durumda davacı şirketin talep edilebileceği bakiye tazminat miktarının 707.267,86 TL olduğu gerekçesiyle davacı tarafın ıslahı doğrultusunda davanın kabulü ile 707.267,86 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taleple bağlılık ilkesi gereği faiz işletilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde ve 7079 sayılı Kanun’un 118. maddesi ile sözleşmelerin KHK hükümlerine göre idare tarafından feshedileceğini ve bu fesih sebebiyle hesaplanan tutar haricinde yüklenicinin idareden herhangi bir meblağ talep edemeyeceğinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kararının bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.