MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 29.09.2025
SAYISI : 2025/266 E., 2025/341 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında danışmanlık sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin üstlenmiş olduğu edimlerini yerine getirmesine rağmen danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamındaki bakiye alacağını alamadığını, bakiye danışmanlık hizmet bedeli için davalı kuruma 02.02.2022 tarih ve ... nolu makbuz kesilip e-fatura olarak gönderildiğini, ayrıca faturanın ... vasıtasıyla iadeli taahhütlü olarak davalı kuruma gönderildiğini, ... vasıtası ile gönderilen faturanın 04.02.2022 tarihinde ...'e tebliğ edildiğini, yasal sürede iade edildiğini, 4.400.000.00 TL + KDV alacağın davacı müvekkiline temlik edildiğine ilişkin 07.03.2020 tarihli dilekçenin tüm davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından uygun bulunarak itirazsız kabul edildiğini, bu alacağının bir kısmının faturalarla tahsil edildiğini, müvekkilinin davalıya malzeme verdiğini, bu malzemenin teslim edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın temliki sözleşmesi gereği iddia edilen alacağın tarafının ... ... Danışmanlığı ve ... .... adına ... olması nedeniyle davacının taraf sıfatı bulunmadığını ve husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafça gönderilen faturaya süresi içerisinde ... 1. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 07.02.2022 tarihli ihtarname ile 2.992.361,00 TL itiraz edilerek alacaklıya iade edildiğini, 28.08.2015 tarihinde ... ... ve .... ... adına ..., davalı kooperatif adına..., ..., ... tarafından sözleşmenin imzalandığını, 19.03.2018 tarihinde ek danışmanlık sözleşme adı altında ... ... ... ... adına ... danışman sıfatı ile kaşe olarak ... isminin yazdığını, ancak imza olarak ...'un imzaladığını, 07.02.2020 tarihli müvekkili kooperatife yazılan alacağın temliği başlığı altındaki yazıda 19.03.2018 tarihinde imzalanan danışmanlık sözleşmesine mahsuben "5.000.000,00 TL + KDV ücret mukabilinde yapılmış olan sözleşmeden dolayı kalan 4.400.000,00 TL + KDV olarak kalan alacağımın ... ... ... ... adına ... tarafından alacağın ... ... ve ... .... Hesabına ödenmesini makamınızdan talep ediyorum" şeklinde dilekçe verdiğini, dilekçede temlik veren adına ... ... ... ... adına ... imza atmış, temlik alacaklısı olarak ... ... Danışmanlığı ve ... .... adına ... imzalamış yönetim kurulundaki bir kısım üyelerin de imzaladığını, takibe konu faturanın tarihinin 02.02.2022 olup, ... tarafından alacağın temliki tarihinin ise 07.03.2020 tarihi olduğunu, olağanüstü bedellerin tahsil edilmesinde ifa edilmiş herhangi bir hizmet bulunmadığını, faturaların gerçek dışı hizmetlere dayandığını, faturaların danışmanlık üzerine düzenlendiğini, malzeme alımı ile ilgili olmadığını, dolayısıyla bu yönden bir ticari ilişkinin varlığı bulunmadığını, Kooperatif Ana sözleşmesi'nin 44. maddesi gereğince müvekkili kooperatifin bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararı ile taraflar arasında 30.12.2019 tarihinde düzenlenen 19.03.2018 tarihli ek danışmanlık sözleşmesi iş bitim protokolü ve cari hesap mutabakatındaki imzaların ... ile kooperatif adına yetkilinin imzalarının bulunduğu, dosya içerisine sunulan 07.03.2020 tarihli alacağın temliğine ilişkin belgede, temlik verenin ... ... ... ... adına ..., temlik alacaklısının ... ... Danışmanlığı ve ... ....'nin olduğu, 19.03.2018 tarihinde 2 nüsha olarak imzalanmış olan danışmanlık sözleşmesine mahsuben 5.000.000,00 TL+KDV olarak ücret mukabilinde yapılmış olan sözleşmeden dolayı kalan 4.400.000,00 TL +KDV olarak kalan alacağını ... ... ... ... adına ... tarafından alacağın ... ... ve ... ...'nin hesabına ödenmesinin .... ... ...'nden talep edildiği, kooperatif yönetim kurulu üyelerince de bu talebin uygun bulunduğu, her ne kadar sözleşmelerde ve temliknamede ... adına ...'un işlem yaptığı ve onun adına sözleşme imzaladığı, gerek temlik alacaklısı gerekse davalı kooperatifin temsil yönünde bir itirazı bulunmadığından ve tarafların da sözleşme gereği işlemleri yaptığı için sözleşmelerde ... adına ...'un işlem yapmasının temsil kapsamında geçerli olduğu kanaatine varıldığı, yine 07.03.2020 tarihli alacağın temliğine ilişkin belge ile temlik verenin ... ... ... ... adına ..., temlik alacaklısının ... ... Danışmanlığı ve ... .... olduğu, 19.03.2018 tarihinde 2 nüsha olarak imzalanmış olan danışmanlık sözleşmesine mahsuben 5.000.000,00 TL+KDV olarak ücret mukabilinde yapılmış olan sözleşmeden dolayı kalan 4.400.000,00 TL +KDV olarak kalan alacağını ... ... ... ... adına ... tarafından alacağın ... ... ve ... ...'nin hesabına ödenmesinin... ... ...'nden talep edildiği, kooperatif yönetim kurulu üyelerince de bu talebin uygun bulunduğu, alacaklı olduğunu iddia eden davacının temlik sözleşmesi ile alacaklarını 07.03.2020 tarihli temlikname ile ... adına ... imzası ile ... ... Şirketi'ne temlik edildiği, davacının davaya konu alacağı bakımından alacağını temlik ettiği, bu nedenle davacı yönünden icra takibine dayanak alacak bakımından aktif husumet bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereği tarafların 30.12.2019 tarihinde toplam alacağın 12.480.281,80 TL, bakiye kalan alacağın ise 9.516.361,80 TL olduğu noktasında mutabık kaldıktan sonra, 07.03.2020 tarihinde 4.400.000,00 TL + KDV'nin dava dışı ... ... ve ... ...'ye temlik edildiği, 23.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda temlik dahil tüm ödemelere rağmen 270.262,70 TL alacağın bulunduğunun tespit edildiğine göre itirazın iptaline yönelik davada takibin kalan alacak olan 270.262,70 TL üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde temlik nedeniyle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacının mutabakatın tamamını temlik etmediği, alacağı kısmen temlik etmesine rağmen bakiye alacağının bulunduğundan, davanın 270.262,70 TL yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararı
2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve hizmet sözleşmesi gereği tarafların 30.12.2019 tarihinde toplam alacağın 12.480.281,80 TL, bakiye kalan alacağın ise 9.516.361,80 TL olduğu noktasında mutabık kaldıktan sonra, 07.03.2020 tarihinde 4.400.000,00 TL + KDV'nin dava dışı ... ... ve ... ...'ye temlik edildiği, 23.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda temlik dahil tüm ödemelere rağmen 270.262,70 TL alacağın bulunduğunun tespit edildiği, davacının mutabakatın tamamını temlik etmediği, alacağı kısmen temlik ettiğinden ve bilirkişi raporu ile bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin kalan alacak olan 270.262,70 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak tutarı likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 29.09.2025 tarihli ek karar ile temyiz harç ve giderlerinin ödenmemesi sebebiyle davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekilinin ek karara ilişkin temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararda istinaf kanun yolunun açık olduğuna hükmedildiğini, buna rağmen harç tahsil müzekkeresinde temyiz harçlarının tahsilinin belirtildiğini, harçların yanlış hesaplanması nedeniyle yatırılmadığını, muhtıranın geçersiz olduğunu, karara belirtilen kanun yolunun değiştirilmesi halinde Mahkemece bu hususa ilişkin karar verilmesi ve taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, muhtırada bildirilen temyiz harçlarının da eksik belirtildiğini beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının faturaları kesmiş olması sebebiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Kooperatif Ana Sözleşmesinde yönetim kurulunun danışmalık sözleşmesi akdetmek ve ödeme yapmak gibi görev ve yetkisinin olmadığını, genel kurulunun gayrimenkul alım satım yetkilerini yönetim kuruluna devredemeyeceğini, dava konusu sözleşmelerin geçerli olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu bir hususta kooperatifin sorumlu tutulamayacağını, davacıya borçlu olunmadığını, danışmanlık hizmeti de verilmediğini, ilgili Bakanlık'tan ve Türkiye ... ...'ndan davacının kooperatife danışmanlık hizmeti verip vermediğinin sorulması gerektiğini takibe konu fatura tarihinin 02.02.2022 olduğu, alacağın ise 07.03.2020 tarihinde temlik edildiğini, temlikname sonrası davacının taraf olmadığı sözleşme gereği alacak talep etmesi sebebiyle husumet itirazında bulunulduğunu, ayrıca alacaklı olduğunu iddia eden ile davalı arasında sözleşme olmadığı için alacağın varlığının ispatının gerektiğini, temlik sonrası temlik tarihinden sonraki döneme ait faturaları kabul etmediklerini, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre mobilya ve aksesuar işleri ile uğraştığını, taşınmaz alım-satım ve resmi kurumlardan izin alma hususlarında danışmanlık yapamayacağını, faturaların gerçek bir hizmetin karşılığında kesilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, danışmanlık hizmet sözleşmesi kaynaklı fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince 29.09.2025 tarihli ek karar ile temyiz harç ve giderlerinin ödenmemesi sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıra, 09.09.2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Temyiz harç ve giderleri, davacı vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmamıştır.
Temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin 29.09.2025 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen 29.09.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.