MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/772 E., 2025/1049 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/550 E., 2024/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı idare arasında 2016-2019 dönemine ait 3 yıllık hazır yemek alımı sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin; sözleşmede yer alan hükümlere göre edimini yerine getirdiğini, kesin teminat mektuplarının müvekkiline iade edildiğini, sonrasında 2020-2021 dönemine ait 1 yıllık hazır yemek alımı sözleşmesi imzalandığını, davalı idare 2020 dönemi için yapılan Sayıştay denetiminde, 01.07.2016-30.06.2016 tarihleri arasında hazır yemek alımı sözleşmesi kapsamında düzenlenen hakedişlerde ceza tutarları belirlenirken fiyat farkının dahil edilmediğini, bu nedenle eksik ceza kesildiğini, bu eksik ceza tutarının 102.489,36 TL, yasal faizinin 25.217,99 TL olduğunu, bu eksik ceza tutarının 2020-2021 dönemine ait 1 yıllık hazır yemek alımı sözleşmesi kapsamında düzenlenen hakedişlerden kestiğini, bu uygulamanın yerinde olmadığını, zira her sözleşmenin birbirlerinden bağımsız olduğunu, 2016-2019 dönemine ait sözleşmede uygulanacak cezalara fiyat farkının dahil edileceğine dair bir hükmün bulunmadığını, kamu zararı var olması halinde dahi müvekkili şirketin bu konuda bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı idareden alınarak müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idare ile davacı şirket arasında iki ayrı hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, bunlardan ilk sözleşmenin 01.07.2016-30.06.2019 dönemine ait 3 yıllık, diğerinin ise 23.06.2020-30.06.2021 dönemine dair 1 yıllık sözleşmeler olduğu, Sayıştay'ın yapmış olduğu denetim sonucunda düzenlenen Sayıştay raporunda; 3 yıllık ilk sözleşme döneminde düzenlenen hakediş raporlarında yer alan ceza kesinti hesabında; fiyat farkının dikkate alınmaması sonucunda müvekkili idarenin davacı firmadan 127.707,35 TL alacağının bulunduğunu, müvekkili idare tarafından bahse konu bu meblağın; taraflar arasında imzalanan ikinci sözleşme kapsamında düzenlenen hakediş raporlarından tenzili suretiyle davacı şirketten tahsil edildiğini, Sayıştay raporu gereğince yapılan bu kesintinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2016-2019 dönemine ait hizmet alım sözleşmesinin 14. maddesinde davacıya fiyat farkı ödeneceğine dair hüküm bulunduğu ve bu sözleşme gereğince taraflar arasında düzenlenen hakediş raporlarında, davacının hakediş alacaklarına fiyat farkı bedeli ilave edildiği, bu durumda 2016-2019 dönemine ait sözleşme gereği uygulanacak cezalara fiyat farkının dahil edilmesi gerektiği, idarenin eksik kesilen ceza tutarını davacıdan talep edebileceği, davalı idarenin daha önceki sözleşmeden kaynaklanan ve muaccel hale gelen cezai şart alacağını, davacının yeni ihale kapsamındaki ifâ edilebilir alacaklarından takas beyanı ile kesilmesinin mümkün olduğu, faiz yönünden de davalı tarafından sunulan tebligat belgelerine göre davacının temerrüde düşürüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı idare tarafından 2016-2019 dönemine ait sözleşme kapsamında eksik kesilen 127.707,35 TL cezanın, 2020-2021 dönemi için imzalanan sözleşme hakedişinden kesilmesinin haksız olduğunu, sözleşme yerine getirilirken uygulanan cezalara fiyat farkının dahil edilmesinin kanuni dayanağının olmadığını, İlk Derece Mahkemesince takas beyanı bulunduğu gerekçesiyle kesinti yapılabileceği belirlenmiş ise de, takasa ilişkin şartların oluşmadığını, yine davalı idarenin kendi kusurlu davranışı neticesinde tespit edilen tutarın faizinin müvekkilinden tahsil edilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine kapsamında yapılan cezai kesinti işleminin iptali ve kesilen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.