MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/340 E., 2025/1386 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/237 E., 2022/757 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin kurucu ortağı olduğunu, ............. Noterliği'nin 14.07.2020 tarihli ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile kooperatif üyeliğini dava dışı ........... .....'ya devrettiğini, ortaklığı devralanın devir sözleşmesi ile üyelik kaydı için davalı kooperatife başvuruda bulunduğunu, ancak davalı kooperatifin devir tarihi itibariyle devredenin ortakları arasında yer almadığını bildirerek devralanın üyelik başvurusunu reddettiğini, bunun üzerine dava dışı ..............'yunun üyelik devir bedelinin iadesini keşide ettiği ihtarname ile talep ettiği, kooperatif ortaklığından çıkmadığını, hakkında alınan bir ihraç kararı da bulunmadığını beyan ederek üyeliğin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının pay satın alarak kooperatife üye olduğunu, anasözleşmenin 10. maddesinde ortak olma şartları arasında kooperatifin faaliyet gösterdiği sigorta branşlarından en az birinde sigorta işlemlerini kooperatife yaptırmayı taahhüt etmek ve yaptırmak koşulunun yer aldığını, 13. maddesi uyarınca ortağın, kooperatifin düzenlediği poliçenin süresinin dolduğunu takip eden ilk mesai günü itibariyle kooperatif ile hiçbir sigorta işlemi yapmamasının kooperatif ortaklığından çıkma iradesinin beyanı sayılacağının düzenlendiğini, davacının pay satın aldıktan 31.08.2019 tarihine kadar geçerli yaşayan hiçbir poliçesinin bulunmadığını, poliçe yaptırmaktan imtina ettiğinden bu durumun anasözleşmenin 13. maddesi üyelikten çıkma beyanı olarak kabul edilip, Yönetim Kurulu'nun 02.09.2019 tarihli 2019/20 sayılı kararı ile ortaklıktan çıkma işlemi yapıldığını, bu kararın kooperatifin internet sitesinde yayınlandığını, ortaklığın çıkarılma değil çıkma ile son bulduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortak olabilmek için gerekli olan asli vecibeyi yerine getirmediğini, ortaklık tesisi ve taraf olmak için poliçe düzenletmesi gerektiği, en başından itibaren kendisi adına düzenlenmiş poliçe bulunmadığı, yani hiç poliçe düzenlenmemesi sebebi ile kooperatifin zımnen davacı ortağına süre vermiş olduğunun kabulününü gerektiği, zira kuruluş sözleşmesi ile de tayin edilen şartın yerine getirilmediği, mevcut hisselerin geçerliliği ile devamlılığı noktasında da ana sözleşmenin 13. maddesinin esas alınması gerektiği, davalı kooperatifin, sigorta işlemi yaptırması konusunda makul bir süre vermeksizin, doğrudan ortaklığın sona erdiğini tespit ettiği ve somut olay itibari ile de süre vermenin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatif tarafından davacıya ihtar çekilerek, ortaklık şartlarını yerine getirmesi için makul süre verilmesi gerekirken, bu süre verilmeden davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesinin yerinde olmadığını, ihraç kararı usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kooperatif ana sözleşmesinin 10. maddesi gereğince ortakların kooperatifin faaliyet gösterdiği sigorta branşlarından en az birinde sigorta işlemlerini yaptırmayı taahhüt ettiğini, bu şartın ortaklık giriş anında ve ortaklık süresince devam etmesi gereken şart olduğunu, somut olayda bir ihraç değil anasözleşmenin 13. maddesi gereğince çıkma işlemi olduğunu, davacının poliçe yaptırmama yönündeki eyleminin ana sözleşmenin 13. maddesi kapsamında zımnen çıkma iradesi olduğunu, davacının yıllar sonra dava açmasının TMK’nın 2. maddesine aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.