MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1315 E., 2024/1309 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/658 E., 2022/496 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin maliki bulunduğu 665 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine 109 villa + AVM yapımı işi için dava dışı iki şirketle yapılan sözleşmelerin sırasıyla feshedilmesi nedeniyle duran inşaatların tamamlanması amacıyla davalı şirketle inşaat yapım sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlük şartının davacının bankaya olan borcunun kapatılmasına dayalı olup davalının taahhüt ettiği bu edimi yerine getirmediği ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin yürürlük kazanamadığını ayrıca davalı şirketin taşınmazda herhangi bir imalât da yapmadığını, buna rağmen davacı kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... tarafından davacıya ait 5 adet bağımsız bölümün tapusunun davalı şirkete devredildiğini, adı geçen yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine ceza soruşturması başlatıldığını, usulsüz olarak davalı şirkete devredilen 5 adet bağımsız bölümden DT numaralı bağımsız bölümün ihtarname gönderilmesine karşın davacıya devredilmediğini, haksız olarak davalının uhdesinde tutulduğunu ileri sürerek dava konusu DT numaralı bağımsız bölümün davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin önceki iki yüklenici şirketin hakedişlerinin ödenmesi ve iki şirketten de ibraname alınması ile geçerlilik kazanacağının kararlaştırıldığını, bu hakedişlerin ödenmemesi ve ibralarının alınamaması nedeniyle, taraflar arasında düzenlenen ek protokol ile davacıya ait banka borcunun davalı üzerine alınmasının ve buna bağlı olarak 14 adet villanın devrine dair hükmün askıya alındığını, müvekkilinin davacı kooperatif yönetim kurulu üyelerine elden paralar verdiğini ve kooperatif işlemlerinin yapılmasını sağladığını, bu nedenle davalı lehine 5 adet bağımsız bölümün devrinin gerçekleştirildiğini, davacı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin şahsi istekleri ve iş ilişkisini çekilmez hale getiren davranışları sebebiyle söz konusu inşaatların tamamlanmasının mümkün olmadığını, davacı taraf ve yeni yüklenici şirket arasında bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede belirtilen 3 adet bağımsız bölümün 07.10.2018 tarih ve 20 sayılı yönetim kurulu kararına istinaden ...'a devredildiğini, ayrıca diğer bir bağımsız bölümün davacıya devredileceğine ilişkin taahhüt alınarak kooperatif yönetim kurulu üyesi ...'ya devredildiğini, karşılığında ödeme yapılan dava konusu DT numaralı bağımsız bölümün ise devrinin gerçekleştirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki protokol ile ek protokollere göre davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, bir kısım bağımsız bölüm tapularının davalı şirkete tapudan tescilinin sağlanması ile ilgili o tarihteki yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan ceza yargılamasında ise kooperatif genel kurulunun belirlediği şartlar ve koşullar gerçekleşmeden devir yapıldığı belirlenerek ceza hükmedildiği ve kararın kesinleştiği, bu durumda davaya konu bağımsız bölümün tapuya tescilinin yolsuz hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalının işe başlamak için gerekli hazırlıkları yaptığı ve harcamalarda bulunduğunu, davacı kooperatif yetkililerinin iş ilişkisini çekilmez kılan davranışları ve elden alınan paralar sebebiyle davalının işe devam edemediği ve iş ilişkisinin sona erdirildiğini, davanın tarafları ile yeni yüklenici arasında imzalanan sözleşme ile davalı tarafından DR, DP ve DO numaralı bağımsız bölümlerin iadesinin gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, bu doğrultuda davacı kooperatif yönetim kurulunca alınan kararda oynama yapılarak DT ve DS numaralı bağımsız bölümlerin sonradan karara eklendiğini,
b. Basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü olan davacı kooperatifin herhangi bir borç ilişkisi olmadan davalıya bağımsız bölüm devrettiği iddiasının dinlenilmesine olanak bulunmadığını, tapuya güven ilkesi gereğince de taşınmazın mülkiyetinin davalı şirkette kalması gerektiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı yüklenici şirkete iş karşılığı verileceği kararlaştırılan 13 adet villa arasında dava konusu DT numaralı bağımsız bölümün de yer aldığı, davalı yüklenicinin imalat ve masraf yaptığını ispat edemediği, Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29.04.2021 tarihli ve 2019/239 Esas, 2021/206 Karar sayılı ilamıyla davacı kooperatifin eski yöneticileri olan sanıklar ... ve ...hakkında genel kurulun belirlemiş olduğu şartlar ve koşullar gerçekleşmeden herhangi bir inşaat faaliyeti yapılmadığı ve kooperatifin banka borcu müteahhit firma üzerine alınıp yapılandırılmadığı halde 5 adet villanın (DT, DS, DR, DP ve DO) tapularının davalı ... Ltd. Şti'ne devredilmesinin görevi kötüye kullanma suçunun sübutunu oluşturduğu, yine davalı yüklenicinin dava konusu edilen villanın bedelinin kooperatif yönetimine elden verilen paralarla ödenmiş olduğu hususunu da ispat edemediği anlaşılmakla, tüm bu hususlar gözetildiğinde temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.