MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/724 E., 2025/1303 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/218 E., 2023/343 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin dava dışı borçludan olan alacağının tahsili amacıyla dava dışı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığını, borçluya ait makine ve iplikten oluşan bir kısım menkullere haciz tatbik edildiğini, menkullerin satılarak paraya çevrildiğini, düzenlenen sıra cetvelinde tüm ihale bedelinin rehin alacaklısı olan davalı şirkete ödenmesine karar verildiğini, diğer alacaklılara para kalmadığını, dava dışı borçlu şirketin, davalı şirket lehine rehin tesis ettiği makinelerin ticari emtiasının önemli bir kısmını teşkil ettiğini, rehin işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkillerince tasarrufun iptali davası açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, muvazaanın yanı sıra müvekkilinin sıra cetvelindeki sırasına da itirazlarının bulunduğunu, müvekkili ...... Tekstil ..A.Ş.'nin alacaklı olduğu 2012/6395 Esas sayılı dosyada ve müvekkili ......... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin alacaklı olduğu dosyada haciz tarihlerinin hatalı gösterildiğini ileri sürerek, 24.06.2015 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı tarihte aynı taraflarla, aynı konuda açılan davada Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/914 Esas, 2015/1359 Karar sayılı kararı ile sıra cetveline itirazın reddine karar verildiğini, bu nedenle işbu davanın mükerrer açıldığını, taşınır rehni için resmi sözleşmeye gerek olmadığını, alacak miktarının gösterilerek taşınırın teslim alınmasının yeterli olduğunu, davacı tarafından sıra cetveline konu malların rehin alacaklısı müvekkilinin zilyetliğinde iken haczedildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolup dolmadığının incelenmesi gerektiğini, müvekkilinin alacağı rehinle teminat altına alındığını, İİK'nın 206/1 maddesi gereği müvekkili alacağının rüçhanlı olduğunu, rehin önceliği için takibe dahi gerek olmadığını, imtiyazlı alacaklılara karşı ancak aynı derecede alacak hakkına sahip olanlara itiraz hakkı tanındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/171 Esas sayılı dosyasında, eldeki davaya konu olan sıra cetveline ilişkin olarak başka bir alacaklı tarafından davalı ...... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz davasının reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/148 Esas, 2022/733 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, Yargıtay yolu açık şekilde verilen kararın henüz kesinleşmediği, ancak anılan karar ile Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2012/952 Esas sayılı dosyasında verilen istihkak davasına ilişkin karar birlikte değerlendirildiğinde anılan kararların davalı alacağının gerçek bir alacak olduğu yönünden güçlü delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başka bir davacı tarafından aynı davalının alacağının muvazaalı olduğundan bahisle aynı sıra cetvelinin iptaline yönelik açılan Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/171 Esas sayılı dosyasında, davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalı şirketin alacağının gerçek bir alacak olduğu ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin açtığı tasarrufun iptali davasının temyiz aşamasında olduğunu, eldeki davada davacı müvekkili üç şirketin alacağının doğum tarihinin davalı şirketin alacağından önce mi yoksa sonra mı doğduğuna dair bilirkişi incelemesi yapılmadığını, tasarrufun iptâli davasında müvekkili ... Şirketi yönünden yapılan incelemede müvekkili ...'in alacağının daha önce doğduğunun kesinleştiğini, diğer iki müvekkili şirketin defterlerinin hiç incelenmediğini, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince Bakırköy Asliye 8. Hukuk Mahkemesinin 2017/171 E. sayılı ilâmı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/148 E., 2022/733 K. sayılı ilâmı hükme esas alınarak davalının alacağının gerçek bir alacak olduğu yönünde karar verildiğini, gerek huzurdaki dava gerekse Bakırköy Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2022/89 Esas sayılı tasarrufun iptâli davası kapsamındaki defter incelemelerinin bu kanaati desteklemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan harcın istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.