(765 S. K. m. 503)
Dava: Dolandırıcılıktan sanık D. Demirci, B. Çelebi ve M. Gülay haklarında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetlerine dair İ. 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.11.1996 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık D. vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 18.06.1997 tarihli tebliğname ile 30.06.1997 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Cezanın nevi ve süresi itibariyle sanık Durmuş Demirci vekilinin duruşmalı temyiz isteminin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine,
1- İhbar üzerine çöp kutusu içerisinde poşete sarılı vaziyette ele geçirilen, 9 adedinde keşideci ismi ve imzası bulunan, diğer yerleri boş olan, bir adedi keşideci ismi, imzası ve keşide tarihi takvimde olmayan 30.02.1992 tarihini taşıyan 17.000.000 liralık toplam 10 adet çekten dolayı sınırlı olarak kamu davası açıldığı, çeklerin Türk Ticaret Kanunu'nun 688. maddesinde yazılı Kambiyo Senedi niteliğini taşımadığı, özel belge niteliğinde bulundukları bu suçun kullanma ile oluşacağı gözetilerek, bu belgelerin herhangi bir yerde kullanıldığı veya kullanılmaya kalkışıldığına dair yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Davaya konu edilen keşide yeri taşımayan 31.12.1991 tarihli 5.000.000 liralık çek, M. Saruhan tarafından mağdur B. Tuncer'e verilip, mal alındığı, mağdurun polise ihbarı üzerine çekin zapt edildiği, C. Savcılığınca bu çekle ilgili bir dava açılmadan, dosya içerisine havale edilip konulduğunun anlaşılması karşısında, dava açılmayan suçtan sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
a) TCK. nun 3679 Sayılı Kanunla değiştirilen 503/ilk maddesindeki bir misli sözcüğünün sağlanan haksız menfaatin kendisini ifade ettiği gözetilmeden, yanlış anlam verilerek fazla ağır para cezası tayini,
b) Suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve uygulamalara göre 5.000.000 lira değerin normal yerine pek fahiş kabulü,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık D. Demirci vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklar B. Çelebi ve M. Gülay'a teşmiline, 23.09.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy