(765 S. K. m. 504)
Dava: Dolandırıcılıktan sanık H. K. hakkında yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetine dair Burdur Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.5.2000 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 1.11.2000 tarihli tebliğname ile 10.11.2000 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın somut olayda ne gibi hile ve desise kullanarak dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiği karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık H. K.'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Haklarında dolandırıcılık ve 3167 Sayılı Kanuna aykırılıktan kamu davası açılan sanıkların anlaşarak çeşitli kentlerde ev kiraladıkları, sonra beyaz eşya, konfeksiyon malları, elektronik aletler, mutfak ve ev levazımatı ve benzerlerinin ticaretini yapmak üzere işyeri ve depo sağlayıp getirdikleri eşyayı satışa sundukları, ayrıca canlı hayvan alışverişinde kullanmak için besi damı ve ahır da tuttukları, değişmek koşuluyla öne çıkardıkları birinin muhtelif bankalarda hesap açıp çek defteri aldığı, bir süre yasalara uygun çalışarak çevrenin güvenini sağladıkları, içlerinden bazılarının alınan hayvanların bakımını üstlenip, ortamın yeterince hazır olduğuna kanaat getirdikten sonra çek hesabı sahibince imzalanmış, özellikle vadeli ve karşılığı bulunmayan çekleri üzerinde bulunduran bir sanığın tek başına, bazen de çeki imzalayanla birlikte yanlarına gittikleri satıcılarla, hüviyetini açıklamadan pazarlık yapıp tüm unsurları taşıyacak tarzda el yazısıyla, eksiksiz doldurup vererek eşya ve hayvanları aldığı, bilahare bunları civarda rayiç fiyatlarının altında satıp kalanları ise kimsenin görmeyeceği saatlerde kamyonlarla bir başka kente naklederek faaliyetlerine yeniden başladıkları, şikayet üzerine haklarında soruşturmaya geçilip her başvuru itibariyle ayrı kamu davaları açılarak böylece sonuçlandırıldıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Sanık ve diğer suç ortaklarının Niğde, Kırıkkale, Ordu, Afyon, Kütahya gibi çeşitli kentlerde anılan davranışlarını sürdürüp sadece çekleri imzalayan kişinin 3167 Sayılı Yasaya muhalefetten, zaman zaman içlerinden birisinin de dolandırıcılık suçundan mahkum edilebildiği, Ancak, değişik eylemlerinden dolayı aynı mahkemede birden fazla kamu davası açılıp yargılanmalarına karşın, davaların birleştirilmemesine bağlı olarak, sanıkların önceden anlaşıp kasıt birliği altında suç işledikleri hususunun her davadaki kanıtların ayrı ayrı değerlendirilmesi nedeniyle kimi zaman da beraatle sonuçlandığı, Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan (2000/8204, 8685, 8686 E. sayılı) dosyalarda görülmektedir.
Dolandırıcılık suçunun unsurları arasında bulunan hile ve desisenin fiile tekaddüm etmesi, dolandırılanın rızasının bu şekilde kazanılması eylemin oluşumunda yeterlidir. Karşısındaki kişiyi yanıltacak ve sonuç verecek nitelikteki her türlü eylem hile kavramı içerisindedir. Sanığın nihai amacına ulaşmak için göstermelik bir biçimde, olayımızda olduğu üzere sırf güven kazanmak amacıyla ilk alışverişlerinde dürüst tacirmiş gibi davranması, öteden beri yaptıkları şekilde 3167 Sayılı Kanuna muhalefetten yargılanan sanık Ş. A.'ın sırf yazısının okunaksızlığı, araç kullanmayı bilmeyişi bahanesiyle sadece imzalamakla yetindiği çekleri karşılıklarının bulundurulmayacağını baştan itibaren bildiği halde düzenleyip vermesi, mağdurun iradesini bu yollarla fesada uğratıp haksız kazanç sağlama amacına yöneliktir.
Yakalanmamak için olay yerini gece vakti terketmeleri, malları piyasa fiyatlarının altında satışa sunmaları dahi kasıtlarının dolandırıcılık olduğunu göstermektedir.
Olayımızda sanık H. K.'nın baştan beri diğer yerlerde yaptıkları gibi, bedelini ödememe niyetiyle, bir süre için dürüst olarak gerçekleştirdikleri ticaretle oluşturulan güven ortamından yararlanıp 3167 Sayılı Kanuna muhalefetten beraat eden sanık Ş. A.'ın imzalayıp karşılığının bulundurulmayacağını bildiği çekleri tanzimle müştekiye vererek büyükbaş hayvanları aldığı, böylece onu dolandırdığı dosyadaki oluşa uygun kanıtlarla sabit olup mahkemenin kararında da bu hususun yeterince tartışıldığı görüldüğünden adı geçen sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanması kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy