(765 S. K. m. 30, 350, 503) (1412 S. K. m. 122) (4616 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Sahtecilik ve dolandırıcılıktan sanık N. B. Ö., A. I. ve B. K. haklarında yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetlerine dair Nazilli Aliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.1999 tarihli hükmün temyizen tetkiki sanıklar savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 18.6.2001 tarihli tebliğname ile 29.6.2001 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşüldü:
Sanıkların savunmanlarının dolandırıcılık suçuna yönelik temyizleriyle ilgili olarak yapılan incelemede;
Ancak;
1- Sanık N.'nin yakınan S.'ye karşı işlediği suçta TCK. nun 503/1 inci maddesinde öngörülen temel ağır para cezasının zincirlemeye dahil toplam haksız çıkara göre belirlendiği gözetilmeden, aynı yasanın 80. maddesiyle arttırılması,
2- Sanıklar N. ve A.'in yakınan U.'a karşı işlediği suçta, suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamalara göre, 130.000.000 lira değerin pek aşırı yerine hafif kabulü,
3- Yakınan B.'e karşı işlenen dolandırıcılık suçundan sağlanan haksız çıkar olarak belirlenen 300. DM'ın suç tarihindeki efektif alış kuru saptanarak buna göre, temel ağır para cezasının belirlenmesi gerekirken uzman olmayan oto tamircisi bilirkişinin raporuna dayanılarak belirlenmesi,
4- Sanıkların yatırmış olduğu kefalet akçeleri konusunda CMUK. nun 3842 Sayılı Yasayla değişik 122 nci maddesine göre bir karar verilmemesi,
5- Sanıklar N. ve A.'in cezalarının toplanması sırasında TCK. nun 30. maddesine aykırı olarak aylar yıla çevrilerek fazla cezaya hükmolunması,
6- Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine bu konuda da bir karar verilmemesi,
Sanıklar N. ve A. savunmanlarının nüfus cüzdanında sahtecilik suçuna yönelen temyizlerine gelince;
Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemlerinin TCK. nun 350. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulüyle kurulan hükümde suç niteliklerinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
4616 Sayılı Kanunun 22.12.2000 tarihinde 24268 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında;
Uygulama maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı suç tarihinin 23 Nisan 1999'dan önceye ait olması ve sanığa yükletilen suçun kanunun 1 inci maddesi 5 inci fıkrasındaki kapsam dışı suçlar içinde yer almaması gözetilerek; 4 üncü fıkrası uyarınca davanın ertelenmesine yer olup olmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar N. B. Ö., A. I. ve B. K. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 01.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy