(765 S. K. m. 80, 240, 343)
DAVACI: Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü İlkadım Cad. ANKARA
SANIK: DOĞAN ALPAN: Ali Nazıma oğlu, Melek'ten olma, 20.05.1938 doğumlu, İstanbul ili, Kadıköy İlçesi, Caferağa Mahallesi, Cilt no:4, Aile Sıra No: 454'de nüfusa kayıtlı, evli, bir çocuklu, okur-yazar, halen Dışişleri Bakanlığında Müşavir, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.
VEKİLLERİ: AV. ABDURRAHMAN ARİF BİLGİN - AV. FEHMİ ÖZÇELİK
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, memura yalan bildirimde bulunmak, dolandırıcılık, nitelikli zimmet, görevde yetkiyi kötüye kullanmak, görevi savsama.
Yukarıda açık kimliği ve yükletilen suçları yazılı sanık hakkındaki dava dosyası; 26.12.2002 gün ve 2001/12787- 2002/14942 sayılı hükümle ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 1.4.2003 gün ve 62/84 sayılı bozma kararı ekinde Dairemize yollanmakla, yeniden esasa kaydedilip yapılan açık yargılaması sonunda; dosya içerisindeki tüm belge ve tutanaklar incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık Doğan Alpan'ın, Brezilya Federal Cumhuriyeti'nde Türkiye Büyükelçisi olarak görev yaptığı dönemde;
A) İşe alınmaları, ödenecek aylık ve işten çıkarılmalarına doğrudan karar verdiği personelden; aşçı Edmilton Adelina Vieira, Büyükelçilikte 7-10 gün çalıştığı halde 1.12.1998 - 30.9.2999 tarihleri arasında 1050 Dolar, diğer aşçı Rahayu Utari 9.2.1999 - 8.3.2000 tarihleri arasında 600 Dolar aylıkla çalıştığı halde 1.10.1999 - 30.6.2000 tarihleri arasında aylık 1050 dolar ve bekçi Sanjeera Kulatunga 1.10.1998 - 12.3.1999 tarihleri arasında çalıştığı halde 1.10.1998 - 30.9.1999 tarihleri arasında aylık 600 dolar ödeme yapılmış ve ilgilisine ödenmiş gibi aylık bordroları, personelin işe başlama, işten ayrılmalarına ilişkin bildirimler düzenlettirip onayladığı, adına transfer edilmiş Büyükelçilik hesabından çektirdiği,
Böylece; anılan aşçılar ve bekçiye ödenmediği halde, ödenmiş gösterilen 16.100 ABD Doları tutarındaki paranın, mal edinme gereği olmaksızın özgülendiği alan dışında, ayrılan sözleşmeli personel yerine çalıştırılan kişilere ödendiği ve Büyükelçiliğin kimi gereksinmelerinde kullanıldığı, bu tür uygulama ve işlemleri uzun süre zincirleme biçimde sürdüren sanığın eylemlerinin TCK.nun 240/1, 80.maddelerine uygun görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu niteliğinde olduğu,
Nijerya Büyükelçiliği'nin, aşçı Utari ile ilgili yanıt yazısı, sanığın onayladığı ve Dışişleri Bakanlığı'na kendi imzasıyla gönderdiği aylık bordroları, personelin işe başlama ve ayrılmaları konusundaki bildirimler, birleştirilen Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2001/370 Esas sayılı dosyası içerisindeki antlı uzman bilirkişilerce düzenlenen rapor, yönetsel soruşturma evresinde dinlenen Edmilton Adelina Vieira, Rahaya Utari, Sanjeera Kulatunga'nın anlatımları, yargılama evresinde de anlatımları saptanan Mehmet Nejat Doğançay, Saruhan Kızılay, Turgay Yeşim'in antlı tanıklıkları ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmıştır.
B) Brezilya Federal Cumhuriyeti'ndeki yabancı diplomatik misyonların vergisiz alkolsüz içki alımlarına kota uyguladığı ve bu alımların anılan Ülkenin Dışişleri Bakanlığı'nın onayı ve izniyle gerçekleştirildiği,
Diğer yönden; Devletimizce Brezilya Büyükelçiliğine her yıl önemli tutarla da temsil ödeneği yollandığı, sanığın, bu ödenekten alkollü içki ve eşyalardan satın almak, giriş ve çıkışını kayıtlarda göstermek koşuluyla makul ölçülerde armağanlar vermek olanağına sahip bulunduğu,
Sanığın Büyükelçiliğin gereksinmelerinde kullanılacağını bildirerek, Brezilya Dışişleri Bakanlığı'nca onaylanan 19.5.1999 günlü belge ile 4985 ABD Doları tutarında 221 değişik tür ve markada içki, parfüm ve makyaj malzemesi, 7.12.1999 tarihli belge ile de 4949 ABD Doları tutarında 211 şişe değişik tür ve marka içki alındığı halde, bunların karşılıklarının Büyükelçilik hesabından yapılmadığı, kayıtlarda gösterilmediği, Brezilya'da gazete ve dergilerde yazılar yazan, kimi hayır derneklerinde yöneticilik yapan, lokantaları da bulunan Gilberto Amaral'a, Büyükelçiliğin görevlileri ve taşıtlarıyla değişik zamanlarda çok sayıda içki yollayıp, karşılığında zarf içinde ulaştırılan paraları aldığı,
Bu suretle zincirleme biçimde görevde yetkiyi kötüye kullandığı, eylemlerinin Devletçe bir zarar doğmamış olması, lösemili çocuklara katkıda bulunmak gibi yararlı bir amaç gütmesi de değerlendirilerek TCK.nun 240/2, 80.maddelerine uygun nitelikte suçu oluşturduğu,
Ön incelemede dinlenilen Jose Geraldo Carvalheaes, Adielde Jesus Ferreira, Pedro Lopes dos Santos Filho, Adenaldo de Sauza'nın anlatımları, Mehmet Nejat Doğançay, Haşim Ersoy, Saruhan Kızılay'ın antlı tanıklıkları, Gilberto Amaral'ın 23 kasa içki istemine dair Büyükelçiliğe gönderdiği faks ve tüm dosya içeriğiyle saptanmış, vicdani kanı da bu yolda oluşmuştur.
Sanık hakkında ayrıca;
1- Yasal olarak karşılanması olanağı bulunmayan, eşinin estetik ameliyatı giderlerini gerçeği yansıtmayan sağlık raporları düzenletmek, onaylayıp kullanmak suretiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği;
2- Eşiyle birlikte Türkiye'ye dönüş yolculuğunu nereden ve nasıl sağladığı belirlenemeyen uçak bileti ile yapan sanığın, bu yolculuğa ait bilet koçanlarını kaybettiğini bildirmek ve başka bir şirketten aldığı belgeyle avansın kapatılmasını istemek suretiyle de memura yalan bildirimde bulunduğu,
ileri sürülerek TCK.nun 339, 504/7 ve 343/1. maddeleriyle cezalandırılması istenilmiş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 1.4.2003 günlü ve 62/84 sayılı kararında da; birinci eylemin TCK.nun 79. maddesinin yollamasıyla aynı Yasanın 504/7. maddesinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık ve ikinci eyleminde 343/1.maddede yazılı yalan bildirimde bulunma suçunu oluşturduğu belirtilmiş ise de;
Sanık Doğan Alpan'ın eşinin sağlık sorunları nedeniyle Türkiye'de doğumevinde ve görevli oldukları dönemde de Brezilya'da Cirplas Plastik Cerrahi Merkezi'nde bel fıtığı, bağırsak, bağırsak bitimi ameliyatları olduğu, buna ilişkin olarak Dr. Ognev Mariles Casac tarafından düzenlenmiş raporları Dışişleri Bakanlığı'na ilettiği anlaşılmış,
Dr. Ognev Marieles Casac'ın, belge niteliğindeki raporlarının içeriğini doğrulayan noter onaylı anlatımı değerlendirme için yeterli bulunmuş, yerel sekreter Reğine Bezzerra'nın yönetsel ön soruşturma sırasında ileri sürdüğü soyut ve varsayıma dayalı iddiaları; tüm aşamalardaki tutarlı savunmanın ve belgenin aksini kanıtlamaya yeter düzeyde ve aleyhe kanı oluşturacak güçte görülmediğinden geçerli kabul edilmemiş, anılan kişilerin yargılama evresinde dinlenilmeleri sonuca etkili olmadığı gibi Brezilya Adli Makamlarına yönerge yazılması Türkiye Cumhuriyeti'nin Uluslar arası saygınlığı açısından da uygun görülmemiştir.
Diğer yönden; Brezilya'dan merkeze atanan sanığın kendisi ve eşi için İnterglobe Şirketinden; Brasilia- Rio do Jenerio - Frankfurt - İstanbul - Ankara yoluyla dönüş biletlerini aldığı, sonradan Brezilya'nın İstanbul Fahri Başkonsolosu Sylvio Benbussat'dan Atlanta Şirketinden Avrupa aktarması olmaksızın Brezilya - Salvador- İstanbul- Ankara biçiminde yolculuk yapabileceğini öğrendiği, ateşli lösemi hastalığının da yinelenmesi üzerine önceki bileti iptal ettirip sağlığı açısından daha uygun bulunduğu için diğer şirketten satın aldığı biletlerle de konumuna uygun mevkide yolculuk yaparak Türkiye'ye döndüğü;
Avans kapatma sırasında Atlanta Şirketi'ne ait bileti bulamadığından, aynı tutarı gösteren İnterglobe'den almış olduğu bileti verdiği ve kabul edilmediği için de avansın tümünü geri ödediği,
Soruşturma evresinde bu konuda kendisine savunma olanağı sağlanmadığından, Atlanta Şirketinden aldığı ve yolculukta kullandığı biletleri ancak yargılama evresinde dosyaya sunduğu,
Avans kapatma bildiriminin ve o zaman sunduğu belgenin kandırıcılık yeteneği bulunmadığı, bu nedenle de Kurumunca kabul edilmediği, herhangi bir zarar doğmadığı gibi doğma olasılığı da bulunmadığı, bu nedenle TCK.nun 343. maddesindeki suçun maddi ve manevi ögelerinin oluşmadığı,
Soruşturma evresinin ilk aşamasını oluşturan katılan kurum mensubu olan müfettişlerce düzenlenen raporda belirtilen görüşlerin, yukarıda açıklanan neden ve kanıtlar ışığında doğrudan hükümlülüğe yeterli olamayacağı görüş ve vicdani kanısıyla, anılan konulardaki bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlere dayanılarak;
1- Sanığın Brezilya Federal Cumhuriyeti'nde Türkiye Büyükelçisi olarak görev yaptığı dönemde; Ahçı Vieira, 7-10 gün çalıştığı halde 1.12.1998- 30.9.1999 arasında aylık 1050 Dolar; Bekçi Kulatunga, 1.10.1998 - 12.3.1999 arasında çalıştığı halde 1.10.1998 - 30.9.1999 arasında aylık 600 Dolar, Ahçı Utari 9.2.1999 - 8.3.2000 arasında aylık 600 Dolara çalıştığı halde 1.10.1999 - 30.6.2000 arasında aylık 1050 Dolar ödeme yapılmış gibi belgeler düzenlemek ve bu nedenle artan tutarı, mal edinme amacı olmaksızın özgülendiği alan dışında harcamak suretiyle görevi kötüye kullanmak suçundan eylemine uyan TCK.nun 240/1. maddesi gereğince; suçun işleniş, yer, zaman, neden, amaç ve biçimi, süresi, sanığın geçmişi, kişisel ve sosyal durumu, aşamalardaki tutum ve davranışları değerlendirilerek taktiren 1 yıl hapis ve 4421 Sayılı Yasa ile değişik TCK.nun 19. maddesi gözetilerek 91.600.000 Lira ağır para cezası ile hükümlendirilmesine ve taktiren 3 ay süre ile memuriyetten yoksun kılınmasına,
Eylem zincirleme biçimde işlenmiş olduğundan cezaları TCK.nun 80. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında arttırılarak 1 yıl 2 ay hapis ve 106.866.000 Lira ağır para cezası ile hükümlülüğüne ve 3 ay 15 gün süre ile memuriyetten yoksun kılınmasına,
Sanığın izlenip saptanan kişilik yapısı, kovuşturma evresindeki tutum ve davranışları yararına taktiri indirici neden kabul edilmekle cezaları TCK.nun 59/2. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirilerek 11 ay 20 gün hapis ve 89.055.000 Lira ağır para cezası ile hükümlülüğüne ve 2 ay 27 gün süreyle memuriyetten yoksun kılınmasına,
Sanığın kişilik yapısı, sosyal durumu, dosya içeriği ve izlenip saptanan diğer hallerine göre, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince bir günü taktiren 3.042.000 Liradan 1.064.700.000 Lira ağır para cezasına çevrilmesine, doğrudan verilen ağır para cezası ile toplanıp 1.153.755.000 Lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne,
2- Büyükelçiliğin kullanımı için olduğu bildirilerek vergisiz satın alınan içkilerin bir bölümünü değişik zamanlarda gazete yazarı ve lokanta işleticisi Amaral'a yollamak suretiyle görevde yetkiyi kötüye kullanmaktan; Devlet'çe bir zarar doğmamış olması, lösemili çocuklara katkıda bulunma gibi yararlı amaç güdülmesi de gözetilerek eylemine uyan TCK.nun 240/2. maddesi gereğince; suçun işleniş, yer, zaman, neden ve biçimi, sanığın geçmişi, kişisel ve sosyal durumu, tutum ve davranışları değerlendirilerek taktiren 6 ay hapis ve 4421 Sayılı Yasa ile değişik TCK.nun 19.maddesi gözetilerek 60.000.000 TL ağır para cezası ile hükümlülüğüne, taktiren 3 ay süre ile memuriyetten yoksun kılınmasına,
Suç zincirleme biçimde işlendiğinden cezaları TCK.nun 80. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında arttırılarak 7 ay hapis ve 70.000.000 Lira ağır para cezası ile hükümlülüğüne ve 3 ay 15 gün süre ile memuriyetten yoksun kılınmasına,
Sanık yararına kabul edilen taktiri indirici neden gözetilerek cezaların TCK.nun 59/2. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirilerek 5 ay 25 gün hapsine ve 58.667.000 Lira ağır para cezası ile hükümlülüğüne, 2 ay 27 gün süre ile memurluktan yoksun kılınmasına,
Sanığın kişilik yapısı, sosyal durumu, saptanan diğer halleri değerlendirilerek kısa süreli hapis cezasının 647 Sayılı Yasanın 4.maddesi uyarınca taktiren 2.000.000 Liradan 350.000.000 Lira ağır para cezasına çevrilmesine, doğrudan verilen 58.667.000 Lira ağır para cezasıyla toplanıp 408.667.000 Lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne,
Sanığa hükmolunan aynı türden para cezaları TCK.nun 72. maddesi gereğince toplanıp sonuç olarak 1.562.422.000 Lira ağır para cezası ile hükümlülüğüne,
Memurluktan yoksun kılınma cezalarının TCK.nun 76. maddesine göre yerine getirilmesi gerektiğine,
Ağır para cezasının 647 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 10 aylık eşit taksitler halinde alınmasına, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi durumunda geri kalan miktarın tamamının tahsili gerektiğine,
Sanığın geçmişteki hali, kişilik ve sosyal yapısı, suç işleme konusundaki eğilimi değerlendirildiğinde ileride suç işlemekten kaçınacağı konusunda vicdani kanı oluştuğundan cezalarının 647 Sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ERTELENMESİNE,
TCK.nun 94. maddesi gereğince erteleme konusunda sanığın uyarılmasına, (uyarıldı).
3- Sanığın yasal olarak karşılanması olanağı bulunmayan eşinin estetik ameliyatı giderlerini gerçeği yansıtmayan sağlık raporları düzenletip kullanmak suretiyle alarak haksız çıkar sağlaması;
Eşi ile Türkiye'ye dönüş yolculuğu avansını kapatmak konusunda yalan bildirimde bulunmak;
Eylemlerinin sübuta erdiğine ilişkin bozma bölümü benimsenmediğinden, bu konularda Dairemizin 26.12.2002 gün ve 12787/14942 sayılı kararının doğru, adalete uygun bulunduğu vicdani kanaatine varıldığından önceki hükümde direnilmesine,
Sanığa yükletilen sahtecilik, dolandırıcılık ve memura yalan bildirimde bulunmak suçları sübuta ermemiş, yasal ögeleri de oluşmamış bulunduğundan anılan bu eylemlerden BERAATİNE,
Hükümlendirildiği suçlar nedeniyle sarfına neden olduğu 279.725.000 Lira yargılama giderinin (Soruşturma evresi, birleştirilen Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesi ve Dairemizce yapılan; 12 davetiye tutarı 26.500.000 TL 3 talimat gidiş/dönüş tutarı 5.600.000 TL 8 müzekkere tutarı 7.625.000 TL Ú Bilirkişi ücreti 240.000.000 TL R 279.725.000 TL) sanığa yükletilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 520.000.000 Lira maktu avukatlık parasının sanıktan alınıp katılan Bakanlığa verilmesine,
Katılanın kişisel hakka ilişkin haklarının istekleri gibi saklı tutulmasına,
Yasa yolları açık olmak üzere katılan Hazine vekili ile sanık ve savunmanlarının yüzlerine karşı Yargıtay C. Savcısı A. Aydın Kuyucu'nun katıldığı oturumda, isteme kısmen uygun ve kısmen de aykırı olarak oybirliği ile verilen karar açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. (09.10.2003) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy