(765 S. K. m. 64, 65, 504, 503, 522) (1412 S. K. m. 268)
Sahtecilik ve dolandırıcılıktan sanık ve tutuklu Mustafa T., İmam T. ve Muhammed T.'ın yapılan yargılanmaları sonunda,
mahkumiyetlerine ilişkin İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.11.2000 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığın-dan onama isteyen 14.3.2001 tarihli tebliğname ile 26.3.2001 tarihinde daireye gönderilmekle tayin edilen günde sanıklar ile müdafilerinin duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluş ve kabule, dosya içeriğine göre sanıklar Muhammed T. ve İmam T.'ın sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına doğrudan katıldığı anlaşıldığı halde, TCK. nun 64/l. maddesi yerine 65/3. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli delillere, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre sanıklar Muhammed T. ve İmam T. savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle sanıklar hakkındaki eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık Mustafa T. hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Demirbank Avcılar Şubesinden iki araç için kredi almak ve bunların ikinci kez trafiğe tescilleri için yapılan sahtecilik nedeniyle uygulama yapılırken TCK. nun 342. maddesinin l. fıkrası yerine 2. fıkrasının yazılması, mahkemece yerinde düzeltilmesi olanaklı daktilo hatası kabul edilmiş, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, yakınan Nurettin D.'ı, sahte belgelerle ikinci kez trafiğe tescil edilen otomobili satmak suretiyle dolandırdığı, böylece kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle, eylemini gerçekleştirdiği gözetilmeden, TCK. nun 504/3. maddesi yerine 503/1. maddesiyle hüküm kurulması,
2- Sanığa, yakınan Nazif Uğur'u dolandırmaktan hüküm kurulurken, değerin pek aşırı olması nedeniyle, TCK. nun 522/1. maddesinin ve buna dayalı uygulamanın hükümde gösterilmemesi suretiyle, CMUK. nun 268/4. maddesine aykırı davranılması,
3- Kabule göre de;
TCK. nun 59/2. maddesiyle indirim yapılırken fazla ağır hapis ve ağır para cezasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Mustafa T. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy