(765 S. K. m. 349)
Dava: Sahtecilikten sanık Halil Aktaş hakkında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetine dair İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.4.2001 tarihli hükmün temyizen tetkiki sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 14.5.2002 tarihli tebliğname ile 24.5.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık Halil Aktaş ile Ziya Aktaş'ın baba oğul olup, beraat eden sanık Ziya'nın il dışına çıkarken çek koçanını ticari işlerini birlikte yürüttükleri sanığa bırakması, sanık Halil'in katılandan eşya satın alıp, onun tarafından gönderilen işçisi Musa Çelik'e suça konu oğlu Ziya'nın adı basılı çeki imzalayıp vermesi, ödeme için ibraz edildiğinde ilgili Bankanın imzanın benzememesi nedeniyle ödememesi şeklinde gelişen olayda; yerine imza atılan Ziya'nın kollukta borcu kabullenip, çekin kendisine ait olduğunu, Cumhuriyet Savcılığında ise babasının kendisi olmadığı için bilgisi dahilinde çeki imzaladığını belirtmesi karşısında; sanıkta sahtecilik kast ve iradesinin ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Halil Aktaş'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy