(765 S. K. m. 493, 522)
Dava: Hırsızlıktan sanık H.K. hakkında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetine dair İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 8.7.2002 tarihli hükmün temyizen tetkiki sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 30.9.2002 tarihli tebliğname ile 1. 11.2002 tarihinde daireye gönderilmekte okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Yakınanın olay sonrası kolluktaki anlatımında "kapıyı kilitlemeden çekip kapattığını" ileri sürmesi ve görgü tespit tutanağında da, giriş kapısında herhangi bir zorlamanın olmadığının saptanması karşısında; bu husus araştırılıp, suçun taklit anahtar ile işlenip işlenmediği kuşkudan uzak bir şekilde saptanmadan, uzmanlık alanı belirsiz bilirkişi görüşü ve yetersiz keşifle yetinilerek TCK.'nun 493/2. maddesiyle uygulama yapılması,
2-) Çalınan malın suç tarihi itibariyle gerçek değeri duraksamaya yer bırakmayacak biçimde araştırılıp saptanmadan, yakınanın iddiasına dayanılarak TCK.'nın 522/1. maddesinin yazılı şekilde tatbiki,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık H.K. 'in temyiz itirazları ile tebliğ namedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy