(765 S. K. m. 30, 80, 510)
Dava: Hırsızlık, sahtecilik, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suçlarından sanık H. R. hakkında yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetine ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.11.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen tebliğname ile 30.12.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık H. R. savunmanının sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında hırsızlık, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
1- Sanığın katılan M. Ö.'e ait çekleri sahte olarak düzenleyip önceden doğmuş olan borcuna karşılık Başak Sigorta'ya vermiş olduğunun anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun öğeleri itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi;
2- Sanığın katılan Tem Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.nin işlerini fiilen yürüttüğü sırada şirket işlerinde kullanılmak üzere kendisine verilen otoyu yetkisi olmadığı halde haricen satıp, ayrıca, şirket muhasibi tanık G. S.'nun seyahate çıkması ve çeklerin bulunduğu kasanın anahtarını vermesi üzerine, sorumluluğuna geçen çekleri de yetkisi olmadığı halde paraya çevirip kişisel çıkarı için kullandığı, dosya içeriğinden ve adı geçen tanığın 15.8.2000 günlü oturumdaki anlatımından anlaşılması karşısında, anılan sigorta şirketine karşı eylemlerinin bir bütün olarak TCK.nun 510, 80. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca hırsızlık suçundan da hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 Sayılı Yasa ile değişik TCK. nun 30. maddesi uyarınca para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık H. R. savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy