(765 S. K. m. 491) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Hırsızlıktan sanık ve tutuklu Hasan Şen hakkında yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetine dair Karaman Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2001 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 18.2.2002 tarihli tebliğname ile 4.3.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli delillere, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
4 Kasım 1950 tarihinde Roma'da imzalanan ve 3 Eylül 1953'den bu yana yürürlükte olup, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından da onaylanmış bulunan İnsan Hakları Ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin 6/3. maddesinin (a) ve (e) bendleri hükme göre, sanık olarak yargılanan kişinin şahsına tevcil edilen isnadın mahiyet ve sebebinden en kısa bir zamanda, anladığı bir dille ve etraflı bir surette haberdar edilmek ve duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından meccaren faydalanmak hakkına sahip olduğu ve bunun mahkeme önünde hak arama ile savunma haklarına ilişkin olduğu gözetilmeden, sağır ve dilsiz sanığa tercüman ücreti yükletilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Hasan Şen savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMUK. nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak tercüman ücreti olan 10.000.000 lira yargılama giderinden çıkarılıp, sanığın sorumlu olduğu yargılama giderinin 27.000.000 lira olarak belirlenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 18.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy