(765 S. K. m. 339)
Dava: Sahtecilikten sanık Cemal Selcan hakkında yapılan duruşma sonunda, beraatine dair Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 6.10.2000 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi yakınan vekili ve katılan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 8.3.2002 tarihli tebliğname ile 25.3.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen S.S.K.Genel Müdürlüğü'nün davaya katılmasına dair verilen kararın kaldırılarak, katılma isteminin reddine dair verilen 14.12.1999 tarihli ara kararı yerinde görülmekle yakınan S.S.K vekilinin temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesine göre REDDİNE,
Katılan Sadık Cesur'un temyizi üzerine yapılan incelemede;
Eylem tarihinde S.S.K Genel Müdürlüğü'ne abonesi olduğu PTT hattından kendisine ait cihazla faks çekmediğini ve dava konusu sahte tayin dilekçesinde logosunun bulunmayışının da bunu doğruladığını belirten sanığın bu savunması ile iddia dikkate alınarak, dosya üzerinde uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp, tayin istemini içerip üzerine S.S.K kaşesi basılmış dilekçedeki kayıtlarla tarih üzerinde sanık tarafından yanıltıcı olması amacıyla geçici şekilde herhangi bir düzenleme gerçekleştirmesinin mümkün olup olmadığı ve P.T.T'den getirtilen listeye göre farklılığın bu suretle oluşturulup oluşturulamayacağı hususunda görüş alınmadan ve adı geçenin muayenehanesinde sekreteri varsa dinlenmeden, eksik soruşturmayla beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan Sadık Cesur'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy