(765 S. K. m. 59, 504, 522) (5237 S. K. m. 62, 158, 168)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Ahmet Karacan hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Adana 2.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 8.5.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 504/1, 522, 59 (iki kez) ve 504/1, 61, 522, 59 (iki kez) maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 158/1-J, 168/2, 62/1 - 158/1-J, 62/1 - 158/1-J, 35, 62/1 - 158/1-J, 35, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
a) Türk Dış Ticaret Bankası ve HSBC Bank'a karşı eylemlerin 2001 yılında gerçekleştirildiği gözetilmeden, ağır para cezası hesap edilirken 2000 yılı değerinin esas alınması,
b)Yapı Kredi Bankasına karşı gerçekleştirilen eylemde, hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile TCK'nun 30.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Ahmet Karacan savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca, ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy