(765 S. K. m. 80, 339, 504, 522) (5237 S. K. m. 7, 158, 168, 204)
Dava: Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanık Atila Oğuz Boyalı ve Sibel Boyalı haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.2.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar savunmanları ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1) Sanık Sibel Boyalı'nın eczacı olup Emekli Sandığı ile sözleşmesinin bulunduğu, eşi olan diğer sanık Atila Oğuz Boyalı'nın ise Ayaş İlçesinde bulunan sağlık ocağında görevli doktor olduğu, Emekli Sandığı sağlık yardımından yararlanan hastaların ilaçlarını almak amacıyla sanığa ait eczaneye bıraktıkları sağlık karnelerini, bu kişilerin bilgisi dışında sanık Atilla tarafından sağlık ocağında reçete düzenlenip resmileştirilerek, yazılan ilaçlar hak sahiplerine verilmediği halde verilmiş gibi yerlerine imza atılıp bedellerinin Emekli Sandığından tahsil edildiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCY. nın 339/1, 80; 504/7, 522.maddelerindeki görevli memurun resmi belgede sahteciliği ve kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 339/1, 80; 504/7, 522, 523.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 204/2, 43; 158/1-e, 168/1.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3) Kabule göre de;
a- Suçun 1999 yılı içerisinde devam ettiği ve içeriği itibariyle sahte olduğu anlaşılan reçetelerden en sonuncusunun 12.10.1999 tarihli olduğu gözetilmeden 647 sayılı Yasanın 4.maddesi uygulamasında hapis cezasının günlüğünün 10.000 TL. den paraya çevrilmek suretiyle sonuçta eksik para cezasına hükmolunması,
b- Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile 765 sayılı TCK. nun 30.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
c- 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 4667 sayılı Yasa ile değişik 164/son ve168/son madde ve fıkraları uyarınca, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesindeki vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde katılma tarihindeki Tarifenin esas alınması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Atila Oğuz Boyalı, Sibel Boyalı savunmaları ile katılan idare vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy