(765 S. K. m. 80, 81, 339) (5237 S. K. m. 7, 43, 58, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik suçundan sanık Reşit Ay, Mustafa Aktaş ve Ramazan Sabuncu haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.1.2002 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık Mustafa ile duruşmalı olarak sanıklar Reşit ve Ramazan savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 9.5.2002 tarihli tebliğname ile 24.5.2002 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanıklar Ramazan Sabuncu ve Reşit Ay savunmanlarının süresinden sonraki duruşmalı temyiz inceleme istemlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık Mustafa Aktaş'ın suça konu 9.3.1988 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak sırasıyla 15.4.1994, 12.5.1994, 3.10.1994 ve 31.7.1995 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlettirdiğinin anlaşılması ve bu belgenin kullanılmasıyla suçun devam ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, suçtan zarar gördükleri iddia edip vekili aracılığıyla 4.12.1996, 3.2.1997 ve 26.5.1997 tarihli dilekçeler ile katılma talebinde bulunan Ali Yılmaz ve Hamza Yılmaz suçtan doğrudan zarar göndermediklerinden, gerekçeli kararın vekillerine tebliğ edilmemesi sonucu etkili görülmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müteveffa Mehmet Münir Şerefli'nin, sağlığında güvenini kazanan ve özel hizmetlerini gören sanık Reşit Ay'a Ankara 31. Noterliğinin 7.1.1988 tarih ve 966 yevmiye nolu işlemi ile sahibi olduğu taşınmazların satış yetkisi de içeren genel vekaletname verdiği, sanığın verilen bu yetkiyi kötüye kullandığını öğrenmesi üzerine, aynı Noterlikçe düzenlenen 16.3.1988 tarih ve 9116 yevmiye nolu işlem ile bu sanığı vekaletten azlettiği; sanık Reşit Ay'ın, yakın köylüsü ve arkadaşı olan sanık Mustafa Aktaş ve olay tarihinde Ankara 16. Noter Başkatibi olup imzaya yetkili sanık Ramazan Sabuncu ile anlaşarak, azil tarihinden sonra 7.1.1988 tarihli vekaletnamedeki yetkiye dayanılarak yevmiye defterindeki gerçek işlem silinip yerine suça konu içeriği itibariyle sahte Ankara 16. Noterliğinin 9.3.1988 gün ve 6707 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenledikleri, düzenlenen bu belge ile sanık Reşit, Mehmet Münir Şerefli'ye ait bir çok taşınmazı sanık Reşit Ay'a satmayı taahhüt ettiği, daha sonra sanık Mustafa Aktaş'ın ise dosyada tespit edilebildiği kadarıyla suça konu sahte belgedeki yetkiye dayanarak, Mehmet Münir Şerefli'ye ait almayı taahhüt ettiği bir çok taşınmazı sırasıyla Ankara 9. Noterliğince düzenlenme 15.4.1994- 19786; 12.5.1994- 23158; 3.10.1994- 43481 nolu gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleriyle Ali Yılmaz ve Hamza Yılmaz'a, yine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/477 esas sayılı davası ile iptale konu olan 31.7.1995 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleriyle Seyit Fahrettin Bilgiç'e satmayı taahhüt ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin devam ettiği ve 765 sayılı TCY.nın 339/2, 80. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıkların eylemine uyan; 765 sayılı TCY.nın 339/2, 80 ayrıca sanık Reşit hakkında 81/1. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 204/2, 204/3, 43 ve sanık Reşit için 58. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Ramazan Sabuncu, Reşit Ay savunmanları ve sanık Mustafa Aktaş'ın temyiz itirazları ile tebliğname içeriği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy