(5237 S. K. m. 53, 61, 62, 140, 149, 150) (5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 98, 101) (765 S. K. m. 31, 33, 59, 497)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Uğur Karabaş hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a, 140/2, 62/1, 53/1, 2. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.4.2001 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü ile savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 7.10.2005 tarihli tebliğname ile 25.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5252 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa'nın 9/1 ve 5275 sayılı Yasanın 98/1, 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa, suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Uğur Karabaş'ın, 27.9.2000 tarihinde saat 20.00 sıralarında yakınan Mehmet Mustafa Eyüpoğlu'nun iş yerine giderek silahını çekip gerçek zannettiği 2 adet maket cep telefonunu aldığı; 12.9.2000 tarihinde saat 21.30 sıralarında yakınan Türkan Arslan'ın iş yerine giderek tabancasını çekip 114 milyon lirasını aldığı; 23.9.2000 günü saat 10.30'da yakınan Ersan Yılmaz'ın işyerine giderek silah çekip Panasonic GD 92 cep telefonu ile 2 adet bilgisayarını aldığı; 25.9.2000 günü saat 20.15'te yakınan Abdülaziz Kovancı'nın işyerine giderek tabanca çekip toplamı 430 milyon lira değerindeki 2 adet cep telefonunu aldığı; 9.10.2000 günü saat 18.00 sıralarında yakınan Nazlı Yeter Tanırlı'nın işyerine giderek tabanca çekip 160 milyon lirasını aldığı sabit görülerek Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Dairemizce onanarak kesinleşen 8.10.2002 gün ve 2000/625-2002/381 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 497/1, 59, 31, 33 (5 kez) 77/1. maddeleri gereğince 36 yıl ağır hapis cezası ile hükümlendirildiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın uyarlanması istendiğinde; 5237 sayılı Yasanın 149/1-a maddesi gereğince 10'ar yıl hapis cezasının, suç konusu eşyanın değeri az kabul edilerek aynı Yasanın 150/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirilip, 62 ve 53. maddelerin uygulandığı, değer azlığı ve indirim oranı belirlenirken bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden dosya üzerinden karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1) Yağma suçlarının 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının hem (a), hem (d) ve hem de (h) bentlerine aykırı biçimde geceleyin iş yerinde ve silahla işlendiği, bu nedenle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) 5237 sayılı Yasanın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının anılan Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunu ifade ettiği ve olayın özelliği ile sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri gösterilmek suretiyle uygulanabileceği, sanığın her bir yakınandan yağmaladığı eşya ve paranın değer olarak az olmamasına karşın, uygulanması durumunda 1/3'ten 1/2'ye kadar indirim olanağı sağladığı, böylece maddenin uygulanıp uygulanmayacağının ve uygulanması söz konusu olduğunda da oranın belirlenmesinde bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması için duruşma açılarak ve infaz aşamasındaki uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek, hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Uğur Karabaş ile savunmanının temyiz itirazı ve tebliğname içeriği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy