(765 S. K. m. 59, 102, 342, 504) (1412 S. K. m. 322) (5237 S. K. m. 62, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık A. Ö. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Tokat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.7.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dolandırıcılık suçuna yönelen incelemede;
Sanığın katılan M. Ç.'a ait olduğunu bildiği çeki doldurup imzaladıktan sonra borcuna karşılık beraat eden V. Ş.'e vererek Tokat/Pazar Ziraat Bankası Şubesi aracılığıyla tahsilini sağlamış olması karşısında, tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Ancak;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 504/3. maddesinde öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırı bakımından, suç tarihinden inceleme tarihine kadar 765 sayılı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 6 yıl 7 aylık genel zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A. Ö. savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi aracılığıyla 1421 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE (ORTADAN KALDIRILMASINA),
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 342/1, 59. maddesine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 204/1, 62. maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık A. Ö. savunmanını temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy