(765 S. K. m. 30, 59, 80, 342, 504, 522) (5237 S. K. m. 7, 43, 62, 158, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Ahmet Karabuharalı hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 11.6.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-) Sanık savunmanınca ve temyiz dilekçesinde, suça konu senetlerdeki düzenleme tarihlerinin sonradan banka görevlilerince yazıldığının ileri sürülmesi karşısında; düzenleme tarihlerinin senetlerin bankaya verilmesi sırasında veya daha sonra sanık dışında bir başka kişi tarafından yazılıp yazılmadığı araştırılıp, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırıldıktan sonra sonucuna göre suç niteliğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ve incelemeyle sahtecilik suçundan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) Denetime olanak sağlanması bakımından suça konu senet asıllarının dosya içinde bulundurulmaması,
3-) Sübutu durumunda resmi belgede sahtecilik ve ayrıca dolandırıcılık suçlarından sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 342/1, 80, 59; 504/1, 522, 59. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 204/1, 43, 62; 158/1-İ, 62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
4-) Kabule göre de;
Dolandırıcılık suçu yönünden hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile TCK. nun 30.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Ahmet Karabuharalı savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy