(765 S. K. m. 342, 503)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Ramazan Şen hakkında bozma üzerine yapılan duruşma sonunda; sanığın sahtecilik suçundan beraatine, dolandırıcılık suçundan kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.4.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli delillere, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, katılan İdare vekilinin bu suça yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sahtecilik suçu hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Ancak;
1- Tanık Doktorlar Cihangir Ergün ve Nigar İnceköy'ün, hastalar Mustafa Koçtürk ve İbrahim Sarı adlarına düzenlenen sevk ve reçetelerdeki tüm yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını bildirdikleri, bu nedenle Mahkemece verilen 22.5.2001 tarihli beraat kararının katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.9.2002 tarihli bozma ilamında bu hususun araştırılması gerekçesiyle de bozulduğu; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırmada, hasta İbrahim Sarı adına düzenlenen 3.1.1995 tarihli reçete ve ekindeki sevk kağıtlarındaki yazı ve imzaların aynı hastane ve serviste çalışan Dr. Yaşar Toksöz'e ait olduğu ve Dr. Nigar İnceköy'ün kaşesinin yanlışlıkla basılmış olduğunun anlaşıldığı, fakat bu reçetede de (4) nolu ilacın sonradan ilave edildiğinin saptandığı, Mustafa Koçtürk adlı hasta adına düzenlenen 17.2.1998 tarihli reçete ve ekindeki sevkte imzası bulunan Dr. Cihangir Ergün'ün bozma ilamından sonra alınan anlatımında anılan belgelerdeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını açıkladığının anlaşılması karşısında; Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Sahtecilik suçlarının öncelikle ve asıl bilirkişisinin mahkeme olduğu ve belgelerdeki sahteciliğin kandırıcılık yeteneğini maddi öğeye göre belirlemek ve takdir etmek yetkisinin de mahkemeye ait bulunduğu gözetilmeden, dava konusu belge asılları mahkemece incelenip değerlendirilmeden, bilirkişinin bu konuda yetkisi dışındaki görüşünün esas alınması ve denetime olanak sağlanması bakımından Adli Emanetin 2001/101 sırasında kayıtlı suça konu üzerinde ekleme ve değişiklik yapıldığı iddia edilen tüm belgelerin asıllarının dosya içerisine konulmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan İdare vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy