(765 S. K. m. 492, 522, 523) (5237 S. K. m. 7, 142, 168, 203)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Turan Bayram hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Hafik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.6.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın 492/2, 522/1, 523/1 ve 647 sayılı Yasanın 4.maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-f, 168/1, 50/1-a, 52/2 ve 203/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, Mahkemece 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihi itibarıyla; sanığın evinde kullandığı elektrikli aletler, priz ve lambaların yerinde saptanıp, kaçak kullanım süreleri de dikkate alınarak, kurulu güce göre o tarihteki normal tarife üzerinden kaçak elektrik bedeli hesaplattırıldıktan sonra bulunan değerin TCK'nun 522/1. maddesinin uygulanmasında esas alınması gerektiği gözetilmeden katılan Kurumun bildirdiği değere dayanılarak anılan maddenin hafif değere ilişkin hükmü ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Aynı zamanda hükmün de açıklandığı 20.6.2002 günlü oturumda; sanığın savunması alınarak son sözü de sorulduğu halde, kararın yokluğunda verildiği belirtilerek karışıklığa neden olunması,
3- Kabule göre de;
Katılan Kurum vekilinin duruşmada hazır bulunmadığının anlaşılması karşısında; dilekçe yazım ücretinin katılan Kuruma verilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretinin vekile verilmesine hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Turan Bayram'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy