(5237 S. K. m. 31, 62, 116, 142, 143) (765 S. K. m. 30, 55, 59, 491, 492, 522) (5395 S. K. m. 23, 24) (647 S. K. m. 4)
Hırsızlık suçundan sanık İ. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin M. 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.9.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23- 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın 492/1, 522, 55/3, 59/2, 491/4, 522, 55/3, 59/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b, 143, 31/3, 62/1-4, 116/1-b, 31/3, 62/1, 142/1-b, 31/3, 62/1, 116/1, 31/3, 62/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, Mahkemece 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınan C.'a karşı hırsızlık eyleminin 29.3.2002 tarihinden 6-7 ay kadar önce gerçekleştiği gözetilmeden, suç tarihi 20.3.2002 kabul edilerek 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanması sırasında özgürlüğü bağlayıcı cezanın bir gününün 4.745.520 lira yerine, 7.270.136 liradan ağır para cezasına çevrilmesi,
2- Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile değişik TCK.nun 30.maddesi uyarınca, para cezalarında bin liranın artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 ve 24. maddeleri uyarınca yerinde değerlendirmesinin yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık İ. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 29.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy