(765 S. K. m. 522) (5237 S. K. m. 145)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık K. Yavuz hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetine ilişkin TUNCELİ Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından düzeltilerek onama isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayda mahkemece uygulanan 765 sayılı TCY'nın 492/2, 522/1, 523/1, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 4,5 ve 6.maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-f, 168/1, 62/1, 50/1-a, 52/2 ve 203/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, hükmolunan kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın ağır para cezasına çevrilerek ertelenmesi ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde, Mahkemece 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihi itibarı ile sanığın evinde kullandığı elektrikli aletler ve bunların kullanım süreleri ile keşifte saptanan priz ve lambaların sayısıyla bulunan kurulu güce, getirtilen tüketim belgelerine ve suç tarihindeki normal tarifeye göre; kaçak kullanılan enerji miktarı belirlenip, buna göre hırsızlığa konu elektriğin değerinin hesaplanması gerekirken; kurulu gücü soyut biçimde 4 kw olarak belirleyen bilirkişinin hatalı raporuna dayanılarak değer hafif kabul edilip, 765 sayılı TCY'nın 522. maddesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Tanık Ali Hıdır Saka'nın, sayacın fabrika mühürlerinin tam ve sağlam olması gerektiğini söylemesi, Kurum mührüyle ilgili bir açıklamada bulunmadığının anlaşılması karşısında; Kurumun 1457 sayılı yazısı ekinde gönderdiğini bildirdiği suça konu sayaca ilişkin 2525 numaralı aboneye ait mühürleme tutanağının denetime olanak sağlayacak biçimde dosya içinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre de;
Suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamalara göre, 302.094.292,5 lira olarak saptanan kaçak kullanım değerinin, normal yerine, hafif kabul edilerek, 765 sayılı TCK'nun 522. maddesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık K. Yavuz'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.11.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy