(765 S. K. m. 81, 523) (5237 S. K. m. 168) (647 S. K. m. 5/4) (4421 S. K. m. 8)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık M. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetine ilişkin D. 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.9.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın hırsızlık yaparken yakınanın komşusu tarafından görülüp polise haber verilmesi üzerine polisin çevrede yaptığı araştırma sonucu başka yerden hırsızlık yaparken yakalandığı ve çaldığı oto teybinin isteğe bağlı geri verme olmadan üzerinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, yasal öğeleri oluşmayan 765 sayılı TCK'nun 523/1. maddesinden yararlandırılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve eleştiri dışında nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY. nın 493/1, 523/1, 81/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY. nın 142/1-b, 143, 151/1, 58. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, 65.000.000 lira değerin az olmadığı da gözetildiğinde, Mahkemece 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına bulunduğu anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
765 sayılı TCK' nun 81/2. maddesi gereğince artırılacak miktarın belirlenmesinde, 4421 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 647 sayılı Yasanın 5/4. maddesi ve 765 sayılı TCK'nun 81. maddesinin 3. fıkrasının gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. 'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında sonuçta hükmedilen 1 yıl 1 ay hapis cezasının, 1 yıl l güne indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy