(765 S. K m. 55/3, 64, 65/3, 493/1, 522) (5237 S. K. m. 31, 142) (5252 S. K. m. 9) (5395 S. K. m. 23, 24)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık E. G. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine İlişkin Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.09.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 04.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, diğer sanıklar S.P. ve H.U. ile önceden verdikleri karar doğrultusunda suça doğrudan katıldığı gözetilmeden TCK' nın 64. maddesinin yerine, 65/3. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Yakınanın kolluğa sunduğu 04.06.1999/782351 ve 15.03.1999/ B373699 gün ve sayılı faturalar markalı bilgisayar ve tarayıcısına ilişkin olduğu halde, 23.03.2001 tarihli oturumda çalıntı bilgisayarının toplama ve markasız olduğunu, 06.07.2000 tarihli tutanakla teslim edilen bilgisayarın da kendisine ait olmadığını açıklaması karşısında; yakmanın iş yerinden çalınan ve sanık H.A.G.' a satılan bilgisayarın aynı olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, suça konu bilgisayarın gerçek değeri belirlenip sonucuna göre TCK 'nın 522. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY' nin 493/1-son, 522, 55/3. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY' nin aynı suça uyan 142/1-b; 31/3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri ile
5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23 ve 24. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık E.G. nin savunması, temyiz itirazı ve tebliğ namedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy