(5237 S. K. m. 7/2, 142/1-a, 62/1, 51, 203/1) (5252 S. K. m. 9/3) (765 S. K. m. 274/1, 59/2) (5083 S. K. m. 2/3)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Ali Şen hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetine ilişkin BAHÇE Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1.10.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile Üst Osmaniye C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın, 11.9.2001 tarihinde kaçak su kullanması nedeniyle hakkında zamanaşımı içinde kamu davası açılması olanaklı görülmüş, sanığın su şebekesinin yenilenmesi nedeniyle yakınan Belediye tarafından evinin bahçesine kadar çekilen ve mühürlenen boruların mührünü sökerek sayaçtan geçirmeden musluk bağlayıp, kaçak su kullandığından hakkında 25.9.2001 tarihinde tutanak düzenlenerek, suyunun kesilip tekrar mühürleme işlemi yapıldığı, bu defa mühürü söküp sayaç bağlanarak, sayaçtan geçirmek suretiyle su kullandığının saptanması üzerine 8.10.2001 tarihli suç tutanağı düzenlendiği, sanığın 25.9.2001 tarihli keşifteki ve 30.4.2001 tarihli oturumdaki açık ikrarı, tutanak tanıklarının andlı anlatımları ve tutanak içerikleri karşısında; tebliğnamedeki (1) numaralı, yakınan Belediyenin uyguladığı kaçak kullanım bedelinin 765 sayılı TCY. nın 522/1 .maddesi kapsamında pek hafif değerde olması nedeniyle, Yazı İşleri Müdürü bilirkişinin saptadığı değerin hükme esas alınması, sonuca etkili bulunmadığından, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma isteyen düşünceler benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın 492/2, 522/1, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4, 765 sayılı TCY. nın 274/1, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4, 765 sayılı TCY.nın 72, 72, 647 sayılı Yasanın 5, 6. maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın 142/1-a, 62/1, 51, 203/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı TCY.nın 145.maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı ve hükmolunan hapis cezalarının paraya çevrilerek ertelenmiş olması ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde, Mahkemece 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Ali Şen'in temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Sonuç: 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan 949.104.000 lira ağır para cezasının 949 Yeni Türk Lirasına, mühür bozma suçundan hükmolunan 474.532.000 lira ağır para cezasının, 474 Yeni Türk Lirasına, sonuçta hükmolunan 1.423.656.000 lira ağır para cezasının da 1.423 Yeni Türk Lirasına indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy