(5237 S. K. m. 7/2, 62, 116, 142, 143) (5252 S. K. m. 9/3)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetine ilişkin U. 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.4.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ile savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 3.10.2003 tarihli tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Yakınana yönelik eyleme ilişkin kurulan hükümle ilgili temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ile savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1917/23 - 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY. nın 493/1, 522/1, 59/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY. nın 142/1-b, 62/1; 116/1, 62/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, değerin az olmadığı da gözetildiğinde; Mahkemece 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına bulunduğu anlaşıldığından, hakkındaki usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II-Yakınana karşı eylemden kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 493/1, 522/1, 59/2. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1,62/1; 116/1-4, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları ve değerin pek aşırı olması nedeniyle artırma öngörmemesi bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ile savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy